Osmanlı’nın Pasaportlu Angonisi

“Şehzadem….!!!” diyeceksiniz….

Koskoca Osmanlı Payitaht’ının varisi sadece Kuzey’de olacak değil ya….. Gerçi 1571’de Payitaht’a baş kaldıranları, bölüp parçalamak için en uç boylara göndermişlerdi ama, olsun…

Hanedanda istenmeyen çocukları boğmak adettendi biliyorsunuz.. Boğulmasın diye uzak diyarlara da kaçırdıkları olmuş.

İşte “Şehzadem”iz de onların torunlarından (bardon gardaş. “Angonilerinden” deyceydim olân… Osmanlı’yı gonuşunca,  gaybeddik pusulayı da başladıg yazalım İstanbul Türkçesiynan) olamaz mı be gavvole… Bırağıñ adamı rahat yahu… Size deyiyor ki “Ben Osmanlı’nın öz angonisiyim.” Kuzey’de hortlayan Payitaht’ın Temsilcisi olduğunu sağır sultan duydu da, daha inanmazsıñız adama.. Goca Payitaht böyle önemli bir Ada’yı galkıp da ganından olmayan birine emanet edecek değil ya.. Şehzadelerin bir de “Lala”ları olurdu. Lala şehzadeyi usul-ü erkân’a göre yetiştirirdi ki Sultan’a layık olsun. E bizim Şehzade’nin yetişmesinde de emeği inkâr edilemeyecek  kişi Lala Fuad Paşa’dır. Malum, Ada’nın ele geçirilmesinde ezelden beri Lala’ların büyük emeği vardır.

Kuzey’deki şimdiki Sultan’ın fermanıdır. “Artık Ada’daki sözcüm bundan böyle “Kayyum” yerine, “Şehzade” olarak anılacaktır” buyurmuştur. Bu da böyle biline….!!!!

 

Gelgelelim Şehzade’nin büyük bir sorunu var.

Sen galg, düş Urumun tuzağına… Nesdeñ sen da, aşık atañ elin delisiynan yahu…. Unuddu ahbabıñ ki aldıydı pasaportu 21 sene evvel. Gof’a gelinca ecdadına yannış tarafdan girdi manamucuk…

 

Bir Sultan fıkracığı varıdı, “kıssadan hisse…”

Payitaht’a uysun diye İstanbul ağzıynan yazayım.

 

Efendim, Sultan Hazretleri (af buyurun) hacet gidermede sıkıntı yaşıyormuş. Saatlerce helâ’da oturmasına rağmen çıkarmakta çok zorlanıyormuş. Bir gün Vezir-i Âzam ile Saray’ın bahçesinde gezinirken birden Vezir, Sultan’dan iki dakikalık İzin isteyerek helâ’ya gidip gerçekten iki dakikada dönüvermiş. Sultan, “küçük abdestini yaptın herhalde” deyince Vezir ” Hayır kıymetli Sultanım. Büyüğüydü” diye haddi olmayarak cevap vermiş. Sultan Veziri bir köşeye çekerek kendisinin çok zorlandığını, bunu bu kadar çabuk yapabilmenin sırrını derhal kendisine ifşa etmesini emretmiş. Vezir de “Kıymetli Sultan’ım” demiş. “Zat-ı âliniz acele buyuruyorsunuz. Yediğiniz lokmaları içeride iyice pişirdikten sonra hacetinizi gidermelisiniz” demiş.

Sultan bu fikri gayet alâ bulup denemeye karar vermiş. Velhasıl kelâm yediklerini içerde pişiren Sultan Hazretleri üç gün sonra öyle bir sıkışmış ki, helâya koşturayım derken yetişemeyip Saray’ın merdivenlerinde malum (benzetmek gibi olmasın, cerahat benzeri) sıvı paçalarından akıvermiş..

Kükremiş Sultan. “Tez getirin o mel’ûnu. Kellesini vurduracağım” buyurmuş. Elden ayaktan getirmişler Vezir-i Âzam’ı. Durumu anında kavrayan Vezir, yere bulaşmış kalıntıyı dikkatle inceledikten sonra el pençe divan özür dileyerek söz istemiş Sultan Hazretlerinden. “Sultanım. Ben size pişirin dedim. Ama siz yakmışsınız….”

 

Eh işte Şehzadem… Siz de ne yazık ki yakmış, bir de her tarafa sıvamış durumdasınız…

Allah acısın seni…

 

**************************

 

Baş Ebisdad karantinadadır güya…

Dianellos Siğara Fabrikasında bir garar aldılar dün. Kuzey’den aldığı icazetin rüzgarını arkasına alıp, fabrikanın ayarlarıynan oynamaya başladı böyük hökümet… Seçim’i illa seneye Nisan ayına almak için “Siyasi Parti Gruplarının İçtüzük (Değişiklik) Karar Önerisi”ni görüşmek üzere Geçici (ad-hoc) komite oluşturdu.

Buna göre kararlar bu komite tarafından alınacak.

Eski “Hukuk, Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesi”nde sayısal olarak üstünlüğü ele geçiremeyen Baş Ebisdad, bu yeni komitede ipleri eline geçiriyor.

Çünkü yeni “ad-hoc” komitedeki dağılım tam istediği gibi.

UBP 3, CTP 2, HP-DP-TDP ve YDP 1’er oya sahip.

E, hadeyiñ bakalım sayın muhalefet… Bakalım bu defa durdurabilecek misiñiz bu manevracığı görelim….

 

************************

 

  • Nedir be Rifat o goca guş ki uçar tepemizde olân..?
  • Vallahi galiba o guşdur ki saldılar genni Piskobu’dan be Isseyin…
  • Vallahi lüzum gözlenelim gardaş.. Atar atar yiroyu tepemizde.. Parande alır sanki da dalacak aşağa, kapsın bize kebabcıkları… Ağnat bakayım nasıl guşdur bu da saldılar genni Urumlar…
  • Buyumuş, tükeniyormuş nesli be Isseyin.. Çağırıllar genne Gızıl Akbaba.. Galiba galmış biceez 20 dane bunnardan Gıbrız’da.. Neçün da deñ, saldılar genni Piskobu’dan öteği gün, addı yiroyu Larnaka hem Mağusa’dan da yaddı uyusun Karpaz’da dün ağşamınan. Böğün da geldi bu yanna ahbabıñ. Vallahi deller o şu gidecek geri Piskobu’ya böğce… Bir da galiba dagdılar üsdüne ne bileyim ben ne da çekermiş fotuğraf da…
  • Görüñ Urumu be Rifat.. Bizim Ers’in dediği doğrudur be… Hayindir be bunnar. Kesdiler bizi 63’de, şimdi da yollallar guşları çalsın bize kebapları… Huuşşş be o yannı.. Egemen devledig biz…..

 

***************************

 

Bilim adamları kıyamet senaryolarını hesaba katarak, bir an önce gezegenlerin keşfedilmesinden yanaymış. Bu bağlamda başka gezegenlere ulaşmak için  yapılan hazırlıklar aslında insan türünün yeniden çoğalabilmesi üzerine kurgulanıyormuş.

Dr. Smith’in önderliğinde yürütülen çalışmalarda, Güneş’e en yakın Yıldız’ın yaşanabilir bölgesinde bulunan “Proxima Centauri b” isimli  gezegene gönderilecek mürettebat için 98 kişinin yeterli olacağı söyleniyor. Öte yandan 6 bin 300 yıl sürecek bu seyahate çıkacak olan ekip, rastgele bir gruptan oluşmayacak. Mürettebat, genlerini aktarmaya hazır, birbirine tamamen yabancı ve üreyebilecek 49 çiftten oluşacak. Çünkü yalnızca belirli koşullar altında uzay aracındaki nüfus, genetik açıdan çeşitli ve sağlıklı kalabilirmiş.

 

Konu beleş seyahat, uzaklara kaçmak ve tabii ki üremek olunca bu mürettebata katılmak için ilk sıralarda Türk’leri göreceğimiz kesin.

Maksat muhabbet olsun….

 

************************

 

Ülkemizde enflasyon oranı bu ay % 1.94 olarak açıklandı. En yüksek fiyat artışı % 6.67 ile giyim ve ayakkabıdaymış. En yüksek fiyat düşüşü gösteren mallar arasında ise % 47.49 ile Çiçek Lahanası var.

Memlekette işsizlik aldı başını gider. Esvabına, potinine verecek guruş yokdur zaten. En ucuzu Çiçek Lahanasıdır madem, gabal dutacayık artık..

Bizim Şehzade Cenevre’de boşa gonuşmadı ya be…

Egemen Devletimiz bırak Dünyayı, uzaya bile çıkar gardaş…

Büküñ Çiçek Lahanasını da gorgmayıñ…

Çıkaracağıñız metan gazıynan, Mars’a gadar uçarsıñız artık….

 

 

**********************

 

Jet Ebisdad, Sağlık Bakanlığı bubasının malıymış gibi açıklama yabdı…

“PCR test sayılarını 10 biñlere çıkarddım, ileri günnerde 15 biñe çıkaracayım” dedi ahbabıñ.

Amman guzzum. Duyan da zannedecek şikâr şey yapdıñ. Artıracañ tabii..

Bayramda Türkiya kapadınca ahaliyi eve, bizim sözde turizimimiz eşdahlandı…

Dün açıklanan Üst Komite Kararları tirajikomik. Bayramda bir defalığınaymış “kapalı otel turizmi” (!) için 12 Mayıs’ta 6, 13 Mayıs’ta 4 charter sefer yapılacakmış. Getiriñ gumarcıları da gorgmayıñ…

Afferiñ poh poh Turizm yaparsıñız. Ne esnaf gazansın, ne Restaurant, ne şoför, ne da rehber…. Siz ancak andrez oynar gibin, Turizmcilik oynarsıñız. Turizm emekçileri bir buçuk senedir aç susuz, utanmazsıñız da daha oturursuñuz o koltuklarda… Ziligurti çıkarasıñız artık.

 

Bir da bayramda bizi çok düşünüllermiş efendim da “reca edellermiş” ki “bulaşın tekrar artmasını engellemek, ileriki günleri kazanmak ve ailelerimizi korumak adına”ymış, “bayram ve aile ziyaretlerinin kısıtlanarak sadece çekirdek aile kapsamında kutlanmasına” karar vermişler..

Kim denetleycek ya guzzum. Sen zannedeñ galacaklar öyle..? Olân kapalı dudduğuñ Pazar günneri bile diğnemezler seni da, bayramda diğneycekler… “Külahıma annat” derdi, rahmetli dedem…

 

*******************

 

Şimdi yazacağımı “üstüne alınacaklar illa ki alınsın” diye yazıyorum. Biz Batı’da yaşıyoruz. Lefke bölgesinde. Verimli topraklarda.. Kış aylarında ekşimiz, portakalımız.. Mevsimde cevizimiz, hurmamız.. Şimdilerde de tabii ki çileğimiz…

Bölgemize geldiñiz, hoş geldiñiz… Üreticimize da katgıda bulunduñuz, teşekkür ederik… Yediñiz hasbalandıñız o çilekleri ma, ne savurdursuñuz o zibilleri yollara sokaklara bre utanmaz arlanmazlar…

Alıllar bir lenger çilek, yediklerini yeller, galanı da savurullar lengerinan,  yollara sokaklara..

Bakıñ size bişey söyleyim…

Bu utanmaz hollolaradır sözüm. Edebiynan gelip da katkıda bulunanlara değil…

Aldığıñız bedduaların haddi hesabı yok.. O yediğiñiz çilekler,  addığıñız zibillere döñsün da gurgurañızda galsın inşallah..

 

*****************************

 

Bu hafta Saggulli’den çıkan en güzel haberi, en sonuna sakladım.

Yeni bir araştırma, Akdeniz Diyetinin bunama riskini azaltabileceğini ortaya koydu.

Akdeniz beslenme alışkanlıkları, Alzheimer’a neden olan amiloid ve tau proteinlerinin omurilik sıvısında birikmesine engel oluyor.

Yani gardaş gaynad paklayı, böğrülceyi… Bas zeytinyağcığını, sık ekşiyi da üsdüne… Yak gazeddayı da dut rengayı üstünde bir taykacık..Çıkart ekmeciğiñi, zeytinli bullacığıñı furundan… Gavur helliminan yumurtayı… Bir da dutarsañ biceez balıcık, aç yanına da gonyağı hem zivaniyayı…

Bük da gorgma….

 

Açıñ gulağıñızı da, eyi  duyasıñız bre vordolar…

Nesdersañız yapıñ, inadına bunamaycayık…

Biz Akdenizliyik olân..

Gıbrızlıyık…..

 

 

Yusuf Nidai

7 Mayıs 2021

saggullim@gmail.com