Kokuñuzda boğulasıñız…!!!!

Yıl 1963…

İtalya’nın Trieste şehrinde düzenlenen film festivalinde 1’inci olan filmin adı “The Omicron Variant” (Omikron Varyantı). Afişin üst tarafındaki ibare ise aynen şöyle; “The Day The Earth Was Turned Into A Cemetery” (Yeryüzünün Mezarlığa Dönüştüğü Gün)….

 

1963’de sinemalarda seyredilen filmin gerçeğini yaşıyoruz… Birilerinin uyarmasına karşın “bilim – kurgu” diye ciddiye alınmayanlar, insanlığın karşısına yaşanmışlık olarak çıkmaya devam ediyor.

 

Covid- 19 artık hayatımızın bir parçası.

  • N’apañ be gardaş..? Nerdesiñ ama kaç gündür..? Gorona olduñ..?? Mesele değil gardaş.. Ben da on gün evvel pozitifidim.. Şimdi eyiyim.. Olduysañ aşıcığıñı gorgma… E, diggat edeceñ tabii… Maske, mesafe, hijyen…!!!

Gözümüz aydın…!!!! Güney’e MSD firması tarafından geliştirilen Gorona hapcığı gelmiş.. Yakında da Pfizer’ın hapı da gelecekmiş.. Artık iş golaylaşıyor. Kapdıñ Gorona’yı..?? Yazacak doktor sağa hapcığı, içeceñ beş gün, bitecek bu dava..!!!

Sağa derim gardaş.. Gorona oldu artık bildiğiñ grip..

Gözleneceñ gardaş, gözleneceñ…. Arada çekeceñ zivaniyayı da tabii.. Hade selam söyle sizinkilere da….

 

 

**************************

 

 

Utanmazlığı aldı ele, çıkdı yola seniñ Şehzade…

Bagdı gördü o şu Halk başladı homurdanmaya, dedi, ” Silahdar çökdü çökecek.. Hepimizin hayatı tehlikededir. Lüzum yapılsın Külliye da gaçalım gurtulalım bunun içinden. Vallahi yıkılacak başımıza…”

Nenem “Yalançının mumu yatsıya gadar yanar” derdi.

Bununki sabahı bulmadı. Uzmanlar ertesi günü açıklamada bulundu. “Göstdertsin bir rapor da biz da öğrenelim. Eğer can güvenliği tehlikedeysa hemen Silahdar’ı terk etsinner. Vallahi ciddi bir durum… ” dediler..

Dün Şehzadenin çığırtganları davullarınan dellal ettiler.. “Ne yani, size yalan söylerik..?? Hem Külliyemiz bitinca etrafında gül bahçaları da olacak. Bülbüller da ötecek. Şehzademiz da Halkınan beraber adına “Millet Bahçası” denilecek bu huşu ortamında ilahiler dinneyip ağaçları ve çiçekleri temaşa edecek.. Size iyilik da yakışmaz..” dediler…

 

Bilirsañız ilkokullarda halâ daha öğrediller mi “Yalançı Çoban” şarkısını…??

 

 

*************************

 

 

1 Aralık itibariyle Kıbrıslı Türk Hellim üreticileri PDO başvuru sürecine dahil edildi. Üreticiler “direkt olarak” veya Kıbrıs Türk Ticaret Odası aracılığıyla Limasol’daki “Bureau Veritas”a başvuru yapabilecek…

Biliyorsunuz, Avrupa Komisyonu Hellimin Avrupa’ya ihraç edilebilmesi için Yeşilhat tüzüğünde tadilat yapmış ve “Halloumi/Hellim”tescilli marka (PDO -Protected Designation of Origin) olarak TÜM KIBRIS üreticilerine Avrupa’nın  yolunu açmıştı.

Fakat KA KA TE CE’nin ulvi yöneticileri “Rumlar buna da ambargo goydu.  Bize haber bile vermezler. Müracaatlarımızı da gabul etmezler. Bizimkileri da  bırakmazlar.” hamasi söylemleriyle yolları tıkamaya çalışmışlardı. Çünkü “anamız” Rum ile istişareyi tehlikeli buluyordu.

 

Hade bakalım sevgili Kıbrıslı Türk Hellim üreticileri.. Sütten çalmadan, kaliteyi bozmadan, kendinize güveniyorsanız yollar açıldı. Şahsen de müracaat edip, Avrupa’ya ürettiğiniz malı gönderebileceksiniz..

 

Seçim öncesi böyle da gol yenir mi be Baş Ebisdad..??

Payitahttan döner dönmez açıklama yapdıñ, “Siyasi istikrar önceliktir diye baña anamız tembih etti” dediñ ama istikrarsızlıktan yıkılıyorsuñuz….

Görüñ bu domuz Urumları be gavvole…!!! Hellim’den da darbe vurdular bize…!!!

Ama mesele değil be Doktor…!!

Ucunu biraccık daha inceldiñ kazzıcığın da tamamdır.

Nasıl olsa oturmaya alışdırdığıñız bu Halk turuncu rengi sever…..

 

 

 

********************

 

  • N’olduñ da ağlañ be Elmaziye….??? Isseyin’inan gavga ettiñiz bişey..?? N’apdı be sağa…???
  • Yokdur bişey be Siddiga… Geç otur sobanın yanına.. Salayım yemeği üsdüne da geldim. Neçün da deñ zanneddiğiñ gibi değil gızım. Soğandır ki ağladdı beni… Ediyorum gaveleri da ha…!!!
  • Gözüñ aydın olsun o zaman Elmaziye’ciğim. Hep sen yetişdirmaycañ ya dedigoduları… Bu defa da ben yetişdireyim sağa.. İngilizler ekmişler özel soğan. Ha be… Müride aradı Londura’dan böğün da o söyledi. Ağlatmaycaymış bu soğanlar.. “Sunions”umuş galiba adı… Gelen hafta goycaklarmış marketlere da satsınnar… E, birceez aya bakañ gelir bura da…!!! Kıçımızda don olmasın amma ağlatmaycak soğanımız olsun değil….!!!!!

 

 

**********************

 

 

Birleşmiş Milletler 11 ülkenin örgüte olan aidat ödemelerini geciktirdiğini, bu ülkelerden 8’inin bugün itibarıyla oy kullanma hakkını kaybettiğini açıkladı.

Oy kullanma hakkını kaybeden ülkeler İran, Venezuela, Sudan, Kongo, Gine, Antigua ve Barbuda, Papua Yeni Gine ve Vanuatu.

Yani “Borç varsa, Oy yok..”.

 

Hade oğlum bakalım…

Tam “Egemen” olacaydık da girelim biz da Birleşmiş Milletler’e, bir da aidat çıkdı… Acaba anamız bize yatıracak aidatımızı da..??

Neysa… Onu zamanı gelinca düşünürük…

İcazet almaktan döner dönmez ne dedi Baş Ebisdad..?

“İki ayağımızın yere sağlam bastığı bir devlet olacayık…”

Hemen arkasına da ekledi..

“Bizim bir ayağımız Ada’da, diğer ayağımız Payitahttadır…”

 

Biz da Gosgoca Devletik değil…??

Zanneddiñiz, gorkudacaksıñız bizi aidatınan..??

 

 

*************************

 

 

Yılan hikayesine dönüşen asgari ücret yeniden tescillendi derkan, bu defa mahkemelik oldu..İşverenler gene kulpunu buldu, “Seçim için yatırım yapdıñız. Pirillilerimizi verin bura. Oynamaycyık…” dediler ve “ara emri” aldırmak için mahkemeye gittiler….

Brüt 7.000 TL olacaktı, gene olamadı.

Öte yandan seçim arifesinde Kamu görevlilerinin maaşlarına yüzde 37.26’lık “hayat pahalılığı” oranı yansıtıldı…

 

7/79 Kamu Görevlileri Yasası’na göre, Kamuda çalışan en düşük brüt maaş 10.469 TL.

 

Yani neymiş….

Seçim primleri kamu çalışanlarına yarayacakmış…

Özel sektörde çalışanlar gene avuçlarını yalayacakmış…

“Bize verirsañ oycuğuñu, 23 Ocak’tan sonra iktidara gelirsak senin gıccaccığın memuriyeti hazır”ımış…

 

Gendiñiz kokduñuz, memleketi da kokutduñuz…

 

Kokuñuzda boğulasıñız…!!!!!

 

 

Yusuf Nidai

14 Ocak 2022

saggullim@gmail.com