Ebisdadların pirillilerini kim çaldı?

  • Vallahi govcalaycayım seni Anacığımıza… Meram annamaz olân… Bizimdir derim sağa o arazi.. Yollayıñ be o şirroları kapatsın araziyi Adamısa çeksin genneri da göreyim…
  • 93’den beri bizim Ebisdadlığın arazisidir oracığı bre hollo… Ben da yağma Hasan’a verdim. Yığacağımış şirroları oracığa da gorkudacak beni zanneder.. Yörüyüñ be siz da telleyesiñiz bir metre buyannısını…

 

Yukarıdaki anekdot hayal ürünü değil. Gollifa Cumhuriyeti Tarlaların Ebisdadı’ynan, Şavkların Ebisdadı/Baş Ebisdad Yardımcısının arasında geçen konuşmaların ta kendisi…

Yani, KA KA TE CE’deki Bööyüük Hökümetin dibi….

 

Konu Lefkoşa Sanayi Bölgesindeki bir araziyle ilgili.. Dün, Baş Ebisdad Yardımcısı “bu arazi BENİM Ebisdadlığım altındadır. Ben da buracığını özel şirkete peşkeş çekeceyim.” dedi. Tarlaların Ebisdadı da, “Hayır efendim. O araziye tokunamañ. Sağa o tarlayı yedirtmem.” deyip, iş makinalarını sözü edilen araziye gönderip park ettirdi, çakılan gazzıkları söktü, savurttu, attı…

Bugün Baş Ebisdad Yardımcısı, “hade bakalım… El mi yaman, bey mi yaman..” deyip Tarlalar Ebisdadının konuşlandırdığı iş makinalarının hemen yanından başlayarak telleri söktürdü ve araziyi kiralayan şirket tarafından bölgede çalışma başlatıldı..

Şirket sahibi,”Neçün durayım…?” dedi. “Devletin bir tarafı bağa araziyi kiraladı. Öbür tarafı elime haritayı tut etti, hudutlarımı gösterdi. Üçüncü bir tarafı da’Devlet aslında Ben’im, buracığa giremeñ’ dedi.” diye isyan etti.

 

Hayat kadınına “Niye çocuğun olmuyor..?” diye sormuşlar….

“Biri yapıyor, biri bozuyor” demiş….

 

Sonra da GOLLİFA CUMHURİYETİNİN EGEMEN ÇOCUKLARI deyinca küsersiñiz..

Az bile söylerik siziñ için…

Usandık artık siziñ pirilli gavgalarıñızdan…

Buharlaşıñ da deyemeyiyorum, çünkü havayı da kirledeceksiñiz…..

 

 

***************************************

 

 

Geçen hafta Dianellos Siğara Fabrikasını açamayannar, en nihayet dün “Denetleme Toplantısı” için açdılar fabrikayı…

Şimdiki Ebisdadlar Topluluğunun ürettiği tütünün kalitesi nasıl diye kontrol etmek için.

Ma neyini kontrol edeceksiñiz olân…!!

Tütünün içinde ne ararsañız var.. İçinde odun mu arañ, çürük mü arañ, küflüsünü mü arañ, vallahi hepsi var…

Yani kalite sıfır…. Rahmetli Dianellos bunnarı görse zaten o saatden düşüncak bayılacaydı…

 

“Denetleme”de o ona bağırdı, bu buna çağırdı… Bir hengâme, bir patırtı…

Eee… Noldu..????

 

Söyle be Mehmet Ekin Vaiz…

 

Neydi Olacağı…???

 

 

***********************************

 

 

Galatya Belediye Başkanı sevgili Cemil Sarıçizmeli’nin, İmar Planının hayata geçmesi için başlattığı  ve 8 gün sürdürdüğü çadır eylemi başarı elde edilerek sonlandırıldı.

İmar Planını görüşmek için Birleşik Kurulun önümüzdeki Salı günü toplanacağı “resmî olarak yazıyla” Sarıçizmeli’ye bildirildi.

Bu eyleme “planlı yaşama destek vermek” adına, aynı Galatya Belediyesi gibi (şimdiki adı Mehmetçik ama ben ısrarla Galatya demeye devam edeceğim), Uluslararası platformda resmî olarak tanınan diğer Cittaslow/Yavaş Yaşam kentleri Lefke, Yeni Boğaziçi, Geçitkale Belediye Başkanları yine çadır kurarak, Tatlısu Belediye Başkanı da her zaman yanlarında durarak destek verdiler.

Eylem amacına ulaştı. Çadırlar toplandı. Hak kazanıldı ama bize unutturulmaya çalışılanı Lefke Belediye Başkanı sevgili Aziz Kaya hatırlattı.

Kaya, uygulanması gereken bir yasanın uygulamaya girmesi için eylem yapılmasının ve birilerine teşekkür edilmesinin yanlış olduğunu, sürecin normal şartlarda ilerlemesi ve böyle bir eyleme ihtiyaç duyulmaması gerektiğini belirtti.

Önce Halkın hakkını koruyup kolladığı ve sahipsiz bırakmayarak direndiği için sevgili Cemil Sarıçizmeli’ye, sonra da “Normal” olanı unutan Halkımıza, normali hatırlattığın için sevgili Aziz Kaya’ya teşekkürler…..

 

 

**********************************

 

 

  • Olân Isseyin… Geldik içelim iki gadef da parladalım kafamızı amma endirdiñ suratıñı.. Ne içeñ, ne da edeñ bir kelam… İsdemezsañ gakar gaçarım.. Yok da seni çekeceğim… Hade bakalım ha…!!!
  • Yok be Rifat… Kusura bakma gardaş… Canım sıkıldı bizim Ers’e…. Gaçırddı üç guruşluk keyfimizi…
  • Napdı be gene amma…??
  • Vallahi biliñ bu aralar gabal dudtu Türkiya’nın yolunu virra gider da gelir…Etti genni Gönyeli-Lefgoşa….Gitsin olân gözümüz yokdur da, en son o şu gitti Eskişehir’e fena etti be Rifat…. Duddu da govcalar bizim Gıbrızlıları Türkiyalılara… Yokmuş dellermiş gendine “Ankara’nın Papağanı” da gücüne gitmiş… Sultan’ımış gızmış genne da giddi govcalar Gıbrızlıları başgalarına…. Nesdersa olsun gardaş, Denktaş beyi bile gendi gabilesini hiç kimsesine govcalamadı, böğüne gadar… Bu eyden gaybeddi pusulayı artık… Sen hiç duyduñ beni böğüne gadar gonuşayım bizimkilerin aleyhine….??? Amma bu çileden çıkarddı hepimizi yahu…!!! Dök olân Rifat bir gonyacık daha… Yoksa düşüne düşüne yakacayık beynimizin glacını vallahi… Be Elmaziye…..!!!!!! Getir bize biraccık daha yoğurtcuk hem samarellacık da gitmez aşağa…….

 

 

************************************

 

 

Güney Kıbrıs’ta İsrailli bir iş adamına suikast düzenlemek amacıyla kuzeyden Güney’e geçtikten sonra üzerinde susturuculu silahla yakalanan Azeri şahsı biz (işimize gelmediği için) çoktan unuttuk ama Güney’de olay sıcaklığını yitirmedi.

Uyanık tetikçi, önce “dava müfettişinin yeminli ifadesinin Rusça’ya  tercümesinin yetersiz olduğu” gerekçesiyle davayı Pazartesi gününe erteletmiş.. Sonra da sürekli “ben hastayım. Götürüñ beni hastahaneye…” dermiş. Ama bütün muayenelerde sağlam çıkarmış ahbabıñ…. Gorgdu tabii insannar.. Artırmışlar önlemleri, bakañ da firar eder deyi….

Bu defa da avukatıynan haber yollamış polise da demiş, “siziñinan her türlü işbirliğine hazırım..”

Duddu şimdi bazılarını bir gayle…

Neçün geldi bu Azeri Kıbrıs’ın Kuzey’ine , da neçün gitti acaba Güney’e, belinde susturuculu silahınan… Geçdiğinde ilk o yannı,  köşede hazırımış tomofili da deller….

 

Hade bakalım….

Galdıysa gucağıñızda daş, ya ayıklayıñ genneri, ya da döküñ artık da gurtulalım….

 

 

*************************************

 

 

Manşetlere İŞ KAZASI diye yansıdı…

Mağusa’da yaşanan feci olay ancak gazetelerin üçüncü sayfasında yer buldu…

Üzerine tonlarca mermer düşerek olay yerinde can veren 21 yaşındaki işçinin ismi kahrolası “etik kuralları” gereği gizlenerek, M.A.B olarak yansıdı haberlere…

İş sağlığı ve güvenliğinin esamesinin bile okunmadığı inşaatlarda ve diğer iş yerlerinde önlem alınması gerekirken, üç kuruş daha fazla para kazanmak adına yaşamını yitiren birçok  işçinin sadece baş harfleri yazılıp çiziliyor, adet yerini bulsun diye…

İnsan sağlığını hiçe sayan bu “muteber iş adamları”nın kılı bile kıpırdamıyor, bazıları tarafından M.A.B’nin patronunun kırılan tonlarca mermeri çok daha önemli sayıldığından…

 

İŞ KAZASI dediklerinin CİNAYET, MUTEBER İŞ ADAMI dediklerinin KATİL olduğunu ayırt ettiğimizde ADAM olacağız…

 

Sustukça ve Hak aramadıkça ise ŞAMAR OĞLANI olmaya devam edeceğiz….

 

Gorgmayıñ be Ebisdadlar Kurulu…

Yapıñ zamları da müstahakdır…

Mannos eddiñiz insannarı zaten vura vura, ahmak eddiñiz….

Görürsüñüz ki hiç kimsenin gıkını çıkarttığı yok…

Devam…

Büküñ kebabcıkları da bize kokusu yeter……

 

 

Yusuf Nidai

8 Ekim 2021

saggullim@gmail.com