YUKARI ÇIKSALAR SİZİ ÖLDÜRÜRLERDİ

İki video izledim…
Anlatamam…
Anlatılacak gibi değil…
Sonuna dek izlemeye nasıl katlandığıma ben de şaşarım…
Sanırım ölene dek bu vahşeti unutamam…
Kadının şeytan olduğuna inanan islamcıların vahşeti…
Bu filmleri izlerken de Allah-ü ekber nidalarıyla kapımıza dayananlar geldi aklıma…
Aslında filmdekilerden hiçbir farkları yoktu…
Fırsat bulsalar onlar da aynı şeyleri yaparlar…
Ne var ki tutuklananlar “katle teşebbüs” ile suçlanmadılar…
Öyle bir dava getirilmedi kendilerine…
Oysa açıkça bir linç girişimiydi bu…
Bir polis yetkilisi de söyledi bana…
-Zemin kattaki cam kapıyı tutan sivil polisleri aşsalar ve yukarıya çıkmayı başarsalar kan dökülecekti… Sizi öldüreceklerdi, dedi…
***
Bu linç girişiminde surlariçinden taşınan çocuklar da vardı…
Ki bazı sevgili arkadaşlarımı hayal kırıklığına uğratan asıl onlar oldu…
Neden?
O çocuklarla vaktiyle çok ilgilenmişlerdi çünkü…
Hisar içinde özel çabalarıyla açtıkları bir eğitim merkezinde onlarla birlikte olmuşlar, ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmışlar ve onları eğitmişlerdi…
Olay günü onlardan bazılarını da bizi taşlayanlar arasında görünce çok şaşırdılar…
Hatta annesi bir tanesine şöyle diyormuş:
-Keşke sapanını da alıp gelseydin oğlum…
Gazeteye gelen bir arkadaş da çarpıcı gözlemlerini anlattı…
O gün bize saldıranlardan Hataylı bir delikanlı ile konuşmuş olaydan sonra…
Delikanlı cep telefonundaki saldırı kaydını bizim arkadaşa göstererek övünüyormuş…
-Bak, bize laf edene böyle yaparız biz işte…
Dahasını da söylemiş delikanlı…
Boş bir şişe bulup benzin doldurmak ve ateşleyerek camları kırılan penceremizden içeriye fırlatmak istemiş…
-Atsam hepsi de yanardı, diye övünmüş…
***
Ceza yasamızda yalnız işlenen suçla ilgili değil, işlenmesi ihtimal dahilinde olan suçla ilgili de hüküm var…
Mesela biz vaktiyle “Cumhurbaşkanına mevkiinde zarar verme olasılığı” olan maddeden yargılandık ve altı ay hapse mahkum olduk…
Yani cumhurbaşkanına zarar verdiğimiz için değil, zarar verebileceğimiz için yargılandık…
Yasanın mantığına göre işlenmiş suç yok…
Ama işlenebilir…
Linç girişiminde de öyle değil mi?
Öldürülmedik…
Ama öldürülebilirdik…
Umarım yarın kararını açıklayacak olan yargıç bu niyeti de göz önünde bulundurur…
Ölüm tehditleriyle yargıcın karşı karşıya kalması bile bu olayın ciddiyetini gösterir…
Ve ne ilginçtir ki sosyal medyada bu tehditleri yapanlara polis seyirci kaldı…
Oysa yakın bir geçmişte bir bakana savrulan küfürler bile polis tarafından dikkate alındı…
Soruşturma yapıldı…
Vatandaşların karakolda ifadelerine başvuruldu…
Cep telefonlarına el kondu…
Dahası var…
Polis dokuz saldırganın daha arandığını duyurmuştu…
Ancak hiçbiri nedense yakalanamadı…
Neden yakalanamadığı konusunda da hiçbir açıklama yapılmadı…
Polis gazete manşetlerinden kendisine sorulan bu soruyu yanıtsız bıraktı…
Neden yanıtsız bıraktığını da soran olmadı…
Mustafa Akıncı da bir soruya yanıt vermedi…
Polis genel müdüründen ikinci bir rapor talep etmişti saldırı ile ilgili…
Birinci raporda sorularına aradığı yanıtları bulamamıştı çünkü…
Ne oldu ikinci rapor?
Yazılıp verildi mi ona?
Eğer yazıldıysa, bunu da kamuoyu ile paylaşması gerekmez mi?
Tatmin oldu mu, olmadı mı?
Bilelim…
***
22 Ocak 2018…
Yeni bir milat oldu tarihimizde…
Yarın 21 Şubat…
Mahkeme karar verecek…
Suçluların cezasını açıklayacak…
Ve bu da yeni bir sayfa olacak…
Toplumumuzun canilere ve yobazlara geçit vermeyeceği on bin kişilik mitingle görüldü…
Gazetemizin önünde etten bir duvar ören direnişçi arkadaşlarımız da gösterdi bunu herkese…
Ancak yargı kararı önemli…
***
Bugünlerde Kıbrıslı bir Türkün güneydeki aracına saldırıdan bahsediliyor yine…
Bu gibi olayları çözüme karşı kullanmayı çok sever bazıları…
Elbette biz de karşıyız bunlara ve cezalandırılmasını talep ederiz her zaman…
Ama kuzeyde bize yapılan saldırı hakkında hiçbir laf etmeyenlerin şimdi güneydeki bir Türk aracına saldırıyı dillerine dolamaları ne kadar ilginç…
Gözündeki merteği görmüyor…
Başkasının gözünde çöp arıyor…
Aramızda yaşayan cani yobazlardan güneydeki Rum daha mı tehlikeli?
Kuzeydeki otuz bin çocuk Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olmak için o halde neden sıraya girdi?

Şener Levent
20 Şubat 2018
Afrika