YALNIZLIK ÖTESİ

“Yalnızım, yalnızsın. Bize kim gülümseyecek?” diye sorsa da “Edip Cansever” o bir yalnızlık uzmanıdır ve “yalnızlık güzeldir” önermesini şu iki dize ile doğrular;
“Çünkü insan yalnızken kat ettiği yollardan ne zaman dönse yeni bir haber getirir.”
“Biliyorsun, bizim her türlü yalnızlığımız yeni bir dil olacak yarın.”
Nedir yalnızlığı bu kadar değerli kılan ve derinliğindeki o sarsıcı anlamı kim hissedebilir?
Özdemir Asaf’ın dizeleri bir başka dokunur bu duyguya ve de bana…
“Yalnızlığın da ötesi” ne düşmeyi özlerim. Çünkü bilirim ki bir insanın bir insana verebileceği en değerli şeydir o…
YALNIZLIK
I
Yalnız kaldınız sanırsınız,
Biliyorum.
Yalnız bırakılmışsınız,
Biliyorum.
Ötesi yok.
II
Ötesi var:
Yalnızlık
Müziğin bile seni dinlemesidir.
Yalnızlık
İnsanın kendine mektup yazması
Ve dönüp dönüp onu okuması
Yalnızlığın da ötesidir.
Cahit Sıtkı Tarancı da “yalnızım” diye hayıflanana; “Yalnızlık nedir göreceksin öldüğün zaman.” diye seslenen bir yalnızlık müptelâsıdır.
“Can yoldaşın olmazsa olmasın,
Yalnızım diye hayıflanmayasın.
Eğilmiş üstüne gökyüzü masmavi;
Bir anne şefkatine müsavi;
Üç adım ötede deniz;
Dosttur, ne öfkesi ne durgunluğu sebepsiz.
Bir derdin varsa açabilirsin ağaçlara;
Ağaç yaprak verir, sır vermez rüzgâra
Ve kış yaz,
Dalda kuş eksik olmaz.
Dağ başında duman…
Yalnızlık nedir göreceksin öldüğün zaman.”