UBP MİLLETVEKİLİ ÇALUDA’NIN DOKUNULMAZLIĞI TARTIŞILDI

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda bugün UBP Milletvekili Aytaç Çaluda’nın yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin özel bir komite kurulması ele alındı.

İlk konuşmayı yapan UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasının basit bir mesele olmadığını ve halkın seçip, meclise gönderdiği milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasının çok da alışılmış bir durum olmadığını kaydetti.

Özgürgün, parlamenter sistemin uygulandığı bir ülkede, dokunulmazlığın kaldırılmasındaki sakıncalara işaret ederek, “O zaman işler, demokrasinin ve halkın iradesinin sorgulanacağı noktaya gelecek” dedi.

Kendilerinin bu konuyu yıllarca tartıştığını belirten Özgürgün, bir milletvekilinin dokunulmazlığının ortadan kaldırılması için halkın seçtiği insanların çok ağır bir suç işlemiş olduğunun meclis tarafından ortaya konulması gerektiğini kaydetti.

Özgürgün, çok ağır bir suç olmadan bunun yapılmak istenmesini eleştirerek, halkın seçtiği vekile bu kadar kolay bir şey yüklememek gerektiğini belirtti. Meclis’in de bundan zarar göreceğini ifade eden Özgürgün, dokunulmazlık konusunun 1-2 kişi için değil, tüm milletvekilleri için yapılması gerektiğini ancak Anayasa’nın buna izin vermediğini vurguladı.

Anayasa’ya göre, çok ağır bir itham ve suçüstü durumu varsa dokunulmazlığın kaldırılması gibi bir durumun söz konusu olduğuna dikkat çeken Özgürgün, Anayasa’da halkın iradesinin dışına çıkamama adına buna yer verildiğini savundu.

Meclis’te bu konunun gündeme getirilmesinin bile yanlış olduğunu ifade eden Özgürgün, böyle bir komitenin kurulmasına dahi, meclis aritmetiği de ortadayken, karşı olduklarına işaret etti.

Özgürgün, bu isteme karşı çok net bir ret oyu vereceklerini vurguladı.

ARIKLI: “ORTADA ETİK OLMAYAN BİR DURUM BULUNUYOR”

YDP Milletvekili Erhan Arıklı da Anayasa’nın ilgili maddesinin çok açık olduğunu ve milletvekilinin çok ağır bir suç işlemeden yargılanamayacağını belirtti. Bir milletvekilinin mahkemeye çıkarılmaması gibi bir olayın sözkonusu olmadığını ifade ederek, ortada etik olmayan bir durum bulunduğunu kaydetti.

Halkın Partisi’nin seçim öncesinde halka verdiği taahhütleri hatırlatan Arıklı, şu anda müşavirlik konusunda çok ciddi anomaliler olduğunu savunarak, “Düşünülmeden bir yasa yapılıyor, sonra çok ciddi sıkıntılar yaşanıyor” deniliyor. Arıklı, yargı sistemine de değinerek, yargının çok sıkıntılı bir durumda olduğunu savunarak, eleştirilerde bulundu.

Arıklı, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın komite konusunda bir sosyal paylaşımda bulunduğunu ve bu paylaşımda açık tehdit olduğunu ileri sürerek, komiteden çıkacak sonucun belli olduğunu savundu.

Arıklı, parti olarak tutumlarının net olduğunu belirterek, böyle palyatif bir konuda Meclis’in meşgul edilmesini doğru bulmadıklarını kaydetti.

ULUÇAY: “BAŞSAVCILIK’TAN DOKUNULMAZLIK KONUSUNDA DOSYA GELDİ”

Bu arada, Arıklı’nın konuşması sırasında milletvekilleri arasında sözlü tartışmalar yaşandı. Tartışmalar devam ederken söz alan Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay, dokunulmazlık konusunda Başsavcılıktan gelen bir dosya geldiğini belirtti.

Uluçay, “Bu noktada dokunulmazlık konusunda bir özel komitenin kurulması gündeme getirildi. Konu budur” dedi.

ÖZERSAY: “MECLİS BİR YARGILAMA FAALİYETİ YAPMAYACAK”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı, DP Milletvekili Kudret Özersay, dokunulmazlığın ne şekilde kaldırılacağının, her okuyanın içinde ne olduğunu anlayabileceği Anayasa ve Meclis İç Tüzüğü’nde yer aldığını ve farklı bir uygulamanın sözkonusu olmadığını vurguladı.

Özersay, Özgürgün’ün “kürsü dokunulmazlığı olması gerekir” şeklindeki sözleriyle ne istediğini daha açık bir şekilde tarif etmesini istedi.

Bugün mecliste tartışılan konunun hükümetten gelmiş bir şey olmadığını vurgulayan Özersay, komite konusunun, Anayasa’da yazılan, iç tüzükte yer alan ve savcılıktan gelen taleple alınacak bir kararla alakalı olduğunu vurguladı ve “Bunu kimse göz ardı etmesin” dedi.

Kudret Özersay, sosyal medya paylaşımından “açık tehdit” diye söz edilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, “Verilen bir sözün tutulması ne zamandan beri utanılacak bir şey oldu” şeklinde devam etti. Özersay, doğal olanın verilen bir sözün tutulması olduğunu vurguladı.

Koalisyon ortaklarının bir sıkıntısı olmazken, YDP’nin sıkıntısının ne olduğunu soran Özersay, dokunulmazlığın kaldırılması konusunda siyasi irade ortaya koyacakları konusunda söz verdiklerini, sosyal medya paylaşımında da verdikleri sözü tutacaklarını kamuoyuna hatırlattıklarını kaydetti.

Sonucu önceden ilan etmediğini vurgulayan Özersay, Meclis bir yargılama faaliyeti yapmayacağını, savcılığın kendine göre yeterli sebep bularak getirdiği konuda, Meclis’in yargılama yapılıp yapılmaması yönünde bir karar alacağını söyledi.

“ANAYASA VE İÇ TÜZÜK NET”

Dokunulmazlığın kaldırılması konusunda Özgürgün’ün söylediklerine katılmadığını ifade eden Özersay, Anayasa’da dokunulmazlık ve iç tüzük konusunda yazılanların net olduğunu vurguladı.

Özersay, “Demokrasi ve halkın iradesine ters bir şey yapılmıyor çünkü Meclis yargılama yapmayacak” dedi.

Özersay, YDP Milletvekili Arıklı’nın yargı konusunda söylediklerini de eleştirerek, yargı konusunda söylenen sözler konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Özersay, HP’nin görüşünün kimin milletvekili olduğuna bakılmaksızın, Meclis’e başsavcılıktan bir yazı gelirse, dokunulmazlığın kaldırılması yönünde olduğunu ifade ederek, milletvekilinin dokunulmazlığı kaldırıldığında, milletvekilliğinin sona ermeyeceğini de hatırlattı.

Koalisyon protokolü içerisinde sadece bu konuda değil, karşılıklı bir takım taahhütler içine girildiğine işaret ederek, neyin yapılıp yapılmayacağının hatırlatılmasında ne gibi bir sakınca olduğunu soran Özersay, yaşanan sözlü tartışmalar sonunda, Özgürgün’e “dokunulmazlıklar konusunda fikriniz mi değişti” diye sordu.

Dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde vatandaştan gelen yoğun bir beklenti bulunduğunu ifade eden Özersay, hangi milletvekili ile ilgili olursa olsun dokunulmazlığın kaldırılması konusunda aynı çerçevede tavır koyacaklarını açıkladı.

Özersay, konuyu kişi özelinde ele almadıklarını vurgulayarak, dokunulmazlık konusunda kararın yargı tarafından verileceğini, çekinilecek bir şey yoksa komiteye herkesin evet demesi gerektiğini söyledi.

DENKTAŞ: “DOKUNULMAZLIK KONUSUNDA ANAYASA VE İÇ TÜZÜĞÜN GEREKLERİ YERİNE GETİRİLDİ”

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, bilgi eksikliğinden kaynaklanan suçlamanın herhangi bir siyasetçinin en büyük düşmanı olduğuna dikkat çekerek, geçmişte kendisinin dokunulmazlığının kaldırılması için talepte bulunulduğunu ancak bunun ret edildiğini anımsattı.

Dokunulmazlıklar konusunda geçmişte yaşanan bazı olaylar hakkında örnekler veren Denktaş, dokunulmazlık konusunda Anayasa ve iç tüzüğün gereklerinin yerine getirildiğini söyledi.

Dokunulmazlığın kaldırılmasının, suçlu çıkarılması anlamına gelmediğini vurgulayan Denktaş, karar organının mahkeme olduğunu ve kişinin, suçu ispat edilene kadar suçsuz olduğunu kaydetti.

Denktaş, Arıklı’nın dile getirdiği müşavirlik konusuna da değinerek, mağduriyet yaşayan müdürlerin mağduriyetlerinin giderildiğini kaydetti.

Meclis’in kendi kendine dokunulmazlığı kaldıramayacağına işaret eden Denktaş, “Aklanma yeri mahkemedir. Kendim için de elim havada olacaktır” dedi.

ÖZYİĞİT: “DOKUNULMAZLIK DEDİĞİMİZ ZIRH SUÇ İŞLEME DOKUNULMAZLIĞINA DÖNÜŞMEMELİDİR”

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı, TDP Milletvekili Cemal Özyiğit, bu olaya bir değişim olarak bakılması gerektiğini söyleyerek, vatandaşların da siyasal konularda düşüncelerini ifade edebilmesi gerektiğini belirtti.

“Dokunulmazlık dediğimiz zırh suç işleme dokunulmazlığına dönüşmemelidir” diyen Özyiğit, adli makamların bu milletvekilinin yargılanması amacıyla talepte bulunduğunu, bu yolunun açılması gerektiği ihtiyacı ortaya çıktığını ve bunun sağlanmasının şart olduğunu kaydetti.

Özyiğit, “Herkes yaptığının bedelini ödeyecek.  Değişim başlıyor. Herkes buna hazır olsun” dedi.

Özyiğit, ülkede 40 yılda kurulan düzenin siyasilerin yargılanmaması yönünde olduğunu belirterek, hükümetin verdiği ortak sözün “Artık yapanın yanına kalmayacak” yönünde olduğunu belirtti. Özyiğit, hata yapan için de yargı yolunun açılacağını ve bunun başka yolunun olmadığını söyledi.

ÇALUDA: “TÜM MİLLETVEKİLLERİN DOKUNULMAZLIKLARI KALDIRILSIN”

UBP Milletvekili Aytaç Çaluda da, bütçe görüşmeleri sırasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından gündeme getirilen dosyanın, yolsuzluk iddiaları içerdiğini söyledi.

Halkın hükümeti başarısız bulduğunun ortada olduğunu savunan Çaluda,  “Şahsıma yönelik bir linç ve toplumda algı operasyonu yapılıyor. Vicdanım rahattır, alnım açıktır” dedi.

Çaluda, yolsuzluklar üzerine gidilmesi isteniyorsa önce toplumu rahatlamak için bir ad-hoc komite kurulması önerisinde bulunarak, 100’ün üzerine siyasi ve üst düzey kamu görevlisi hakkında yolsuzluk dosyası bulunduğunu savundu.

Aytaç Çaluda, tüm milletvekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması çağrısında bulundu.

Yolsuzluk dosyasındaki iddialara da değinen Çaluda, çalışma izinlerinin eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sonay Adem döneminde hazırlanmış tüzükle verildiğine işaret ederek, 2009’da  atandığında prosedürde değişiklik yapmadığını, aynı işlemleri devam ettirdiğini belirtti.

2013’te geçici hükümet döneminde Adem’in görevi Aziz Gürpınar’a devrettiğini ve eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi, kendisi ve bir başka kişiyle ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunulacağının açıklandığını kaydeden Çaluda, seçimler öncesinde yapılan bu suçlamaların siyasi olduğunu söyledi.

Bu konuyla ilgili o dönem polise ifade verildiğini söyleyen Çaluda, yapılan uygulamalarla ilgili bilgi verdi.

Rüşvet yiyerek veya menfaat için yaptığı hiçbir faaliyet olmadığını dile getiren Çaluda, devletin uygulamalarla para kaybetmediğini tam tersine kazanç sağladığını belirtti.

Çaluda, eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Gürpınar ile ilgili bazı iddialarda bulundu.

Beş altı yıl bekleyen dosyanın, seçime 10 gün kala, “siyasi baskı yapıldığını” söylenerek polis tarafından gündeme getirdiğini iddia eden Çaluda, yapılan işlemlerde insan haklarını gözettiğini, şahsi menfaat elde etmediğini söyledi.

Başbakan ve Başbakan Yardımcısı’na seslenerek, araştırmalara toplumun zihninden çıkmayan bazı olaylardan başlanması gerektiğini söyleyen Çaluda, hava yollarıyla ilgili dosyaların, yasal olmayan şekilde verilen arazilerin, Peyakı batıranların, hellim dosyalarının yargıya gönderilmesi gerektiğini savundu.

Yargılanmaktan korkmadığını dile getiren Çaluda, tüm yolsuzluk dosyalarının tozlu raflardan çıkarılıp gündeme getirilmesini istedi.