“ÖZÜR DİLERİM”

Reklam

Gerçekten çok zor değil…

Utanılacak bir şey hiç değil!..

Aksine büyüklük, olgunluk ve hatadan dönme adına erdemli bir adımdır özür dilemek…

Ahmet Sennaroğlu ısrar ve inatla bunu yapmıyor…

Oysa çıkıp toplumunun karşısına, “Değerli insanım, ben bu adımı atarken sonrasının böyle olacağını tahmin edemedim. En baştan zaten attığım bu adım yanlıştı. Evet, ben milli değerlere bağılı bir insanım ve atılan manşeti tasvip etmiyorum, fakat ne olursa olsun ben bu devletin bir kurumunun başındaki kişiyim ve attığım adımlara, verdiğim kararlara ve söylediğim sözlere dikkat etmeliydim. O nedenle siz değerli toplumumdan güveninizi sarstığım için özür dilerim” deseydi bugün en geniş çevre tarafından takdirle karşılanacaktı…

Ancak ne yazık ki Sennaroğlu bırakınız toplumundan özür dilemeyi, hiç utanmadan kalkıp bir kesim insanımızı(Ben de bu kişilerin arasındayım) hem hedef haline getiriyor, hem de bu insanlarımıza tehditler savunuyor…

Sennaroğlu “Büyükkonut Belediyesi Topluma Saygı Duyan Bir Belediye’dir” başlığı altında yaptığı son açıklamasında bakınız neler diyor?

Önce, “Meclis çatısına çıkan ve eylemin dozunu arttıranları kesinlikle tasvip etmiyoruz” diyor, ardından da Afrika Gazetesi’nin dış balkonuna çıkıp bayrak sallayan personelinin suçsuz olduğunu ifade ediyor!..

Adam bildiğiniz çelişkiler yumağı!..

Gören de meclisin damına çıkanların başka bir şeyler salladığını sanacak!..

Kardeşim, bir özel mülkün balkonuna çıkıp bayrak sallayan adam suçsuz oluyorsa, meclisin damına çıkıp bayrak sallayanlar neden suçlu olsunlar ki?

Şimdi benim yarın canım çekerse gidip Büyükkonut Belediyesi’nin dış balkonunda Gaymaklı’nın bayrağını sallayabilir miyim?

Sennaroğlu beni polise şikayet etmez mi?

“Bu normal bir şeydir” deyip bana alkış mı tutar?

Hadi diyelim belediye devlete ait bir bina ve bunu yapmak suç!..

Peki, ben gelip sevgili Ahmet’in evinin balkonuna çıkıp bayrak sallayabilir miyim?

Emin olunuz bunu yaptığım takdirde başıma hiç iyi şeyler gelmeyecektir…

Öyle değil mi sevgili Başkan?

Bir de balkona çıkan arkadaşın evde gözü yaşlı çocukları olduğunu söylüyor Sennaroğlu…

Peki, taş yağmuru altında linç edilmek istenen Afrika Gazetesi çalışanlarının evde bekleyen aileleri yok mu sevgili başkan?

O insanların ailelerinin 22 Ocak günü neler yaşadıklarını biliyor musun?

Kendini hiç içerideki 17 kişinin bir yakının yerine koydun mu?

Yapmadıysan lütfen o görüntüleri önüne aç ve o çalışanların birinin çocuğu olduğunu düşün!..

***

Açıklamasının tümüne girecek değilim çünkü çok saçma ve gereksiz bir açıklama olmuş…

Yalnız açıklamasının bir yerinde kendisini eleştirenlerin nerelere bağlı olduklarını ve ne amaçladıklarını açıklayacağını söyledi…

Tipik milliyetçi yalanı ve iftirası yani!..

Gerçekten toplumun gözünde küçüldükçe küçülüyor…

Oysa hiç bunları yapmasa, ortaya koyduğu icraatlarla toplumun genelinden takdir gören bir insandı…

Ki ben de icraatlarını yakından takip eden ve her daim “Yaşşa be Ahmet” diyen bir kişiydim…

Ne diyeyim, keşke hep öyle kalsaydın sevgili başkan…

Reklam