ÖZGÜR OLMAYAN TOPRAKLARDAKİ ÖZGÜRLÜK TALEBİ

Eğitim Bakanlığı, Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde bazı öğrencilerin diplomalarına imza atmıyor…

Yasaları kontrol ediyor…

Müfredatı inceliyor…

Ve savcılıktan görüş talep ediyor…

Tam da bu sırada eğitim bakanlığının bu duruşunu fırsat bilen bazı çevreler anında ortalığı ateşe veriyor…

Bunun üzerine Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay ile Maliye Bakanı Serdar Denktaş devreye girip, Eğitim Bakanı Cemal Özyiğit’i arıyor…

Özyiğit de kendilerine izledikleri süreci anlatıyor…

Her iki ortak da bu açıklamadan tatmin olup telefonu kapatıyorlar ve savcılıktan gelecek cevabı bekliyorlar(dı)…

Taa ki Serdar Denktaş’ın Facebook üzerinden biraz da şov tüten çıkışına kadar!..

Süreci bilmesine ve savcılıktan görüş talep edildiğinin kendisine bildirilmesine rağmen kalkıp bazı kesimlerin yüreğini okşamak için sosyal medya üzerinden paylaşımda bulundu…

Tabi hükümetteki bu ikilem ve dengesizlik Ankara’nın da işine geldi ve Kıbrıs’tan da sorumlu Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, KKTC Başbakan’ı Tufan Erhürman’ı arayarak malum diplomaların imzalanmasını istedi…

Erhürman da, Akdağ’a “Bu bizim iç meselemiz, lütfen karışmayınız” demek yerine, Eğitim Bakanı Cemal Özyiğit’i arayarak diplomaların mutlaka imzalanması gerektiğini iletti…

4 ortağın 3’ün bu tavrı sebebi ile direk hedef tahtası haline gelen Cemal Özyiğit ise arkasından yediği bıçak darbelerinin acısıyla malum diplomaları imzaladı ve bunu kamuoyuna açıkladı…

Daha önceki bir yazımda bu sürecin öncesini, Akdağ’ın Özyiğit’e İlahiyat Koleji konusundaki çıkışını ve yaşanan gerginliği sizlere aktarmıştım…

Gelinen aşamada bir siyasi olguyu ve ideolojiyi simgeleyen başörtüsünün küçük yaştaki çocuklara giydirilmesi ve bu şekilde okula gitmeleri serbestleştirildi…

Ve bunun adına da “Özgürlük” denildi…

Hatta bu konuda İlahiyat Koleji’nin ve o zihniyetin yandaşı olan bir “Gazete” başlık olarak “Hala Sultan’da bir tarih yazıldı” diye manşet attı…

Yani şeriat laikliğe golü attı!..

Anlatılmak istenilen bu!..

“Tarih yazıldı” denirken bunun laikliğe karşı olduğunu ilan ediyorlar…

Benim umut hükümetimin sosyalist partisi CTP ve Atatürkçü partileri DP ile HP de bunun adına “Özgürlük” diyor…

Ve de ortakları olan TDP’yi hedef haline getiriyor!..

Bu sene ben de devlet okuluna giden oğlumu okula CHE tişörtü ve şapkası ile okula göndereceğim…

Benim çocuğum da özgür değil mi?

Onun da sonuçta bir iradesi var…

Artık 10 yaşına gelmiş durumda…

Kendi tercih ettiği kıyafetlerle okula gitmesini sağlayacağım…

Arayıp da birisi laf ettiği gün de alnına sözde umut hükümetinin bu sözde özgürlükçü tavrını yapıştıracağım…

İşte bakanlığın altına imza koyduğu diplomalardaki fotoğraflar;

Bu fotoğraflarda çocuklar kaç yaşında?

Ve kaç yaşından beri beyinlerine bu zihniyet kazınmakta?

İran’da da şeriat rejimi böyle böyle başlamıştı, Türkiye’de de aynı şekilde tamamlanmak üzere…

Ve bizim hükümetimiz, hem de laikliği ile övünen o kahraman devlet adamlarımız çıkıp bunun adına özgürlük diyor…

Bu özgürlük değil resmen devlet eliyle çocuk istismarıdır…