NE BEKLİYORDUNUZ Kİ?

Reklam

Halkın Partisi’nin 50 kişilik aday listesine gösterilen bazı tepkileri anlıyorum da, bir kesim insanın “Beklediğim gibi bir liste olmadı” söylemine pek de anlam veremiyorum!..

Bu söylemde bulunan kişiler ne tür bir beklenti içerisindeydiler bilemiyorum fakat biz aday listesi ortaya çıkacağı gün bir rüyanın sonu olacağını ve artık gerçeklerin konuşulmaya başlanacağını çok öncesinden yazmıştık…

Özellikle de 50 tane Özersay’ın olmadığının altını defalarca inat ve ısrarla çizmiştik…

Evet, bu süreç içerisinde Halkın Partisi’ne ilgi çok yoğun olmuştur…

Hatta son dönemlerin en çok ilgi çeken oluşumu Halkın Partisi’dir…

Çünkü toplumun tepkisini iyi analiz etmiş ve tüm siyasetini bu etken üzerine kurmuş bir topluluktan bahsediyoruz…

Aslında iş ciddiye binmediği sürece de bu ilgi artarak devam etti…

Ancak iş ciddiye binince ve çizmeler giyilmeye başlanınca hem toplumsal yapımız, hem de ülke gerçekleri bir anda bazı kesimlerin dikkatini çeker oldu…

Örneğin yıllarca başka partilere oy veren ancak son dönemlerde beklentileri karşılanamadığı için Halkın Partisi’ne destek olan bir kesim insan seçim startı verilince birden eski partileri akıllarına gelmiş ve soluğu parti binalarında almıştır…

Bunun tek sebebi var, o da “Bu süreçte ne kaparsam” mantalitesidir…

Bakınız bahsettiğim bu insanlardan kimisi süreç içerisinde Halkın Partisi’nin kurucuları arasında yer almıştır, kimisi Halkın Partisi’nin çeşitli kademelerinde çalışmıştır, kimisi de sosyal medya üzerinden Halkın Partisi’nin holiganlığını yapmıştır…

Fakat iş ciddiye binince ve kişiler beklentiler toplumsal beklentilerin önüne geçince bahsettiğim bu kişiler birer ikişer partiyi terk etmişlerdir…

Şu anda toplumumuzun Halkın Partisi’ne karşı ilgisi devam etmektedir…

Ancak bu ilgi düne göre azalmıştır…

Bu azalmanın bir sebebi yukarıda yazdığım gibi bazı insanlarımızın çıkarcı olmasından kaynaklanmalıdır…

Bir diğer etken ise tüm algı ve ilginin tek adam üzerine toplanmasıdır…

Elbette bunun yaşanmasında Özersay’ın kendisinin de katkısı vardır…

Ancak “Tek adam” resminin ortaya çıkmasında çevresinde bulunan çalışma arkadaşlarının katkısı herkesten çok fazladır…

-Sürekli Özersay’ı savundular…

-Özersay ne derse doğru kabul edip onun tüm söylemlerini paylaştılar…

-Katıldıkları programlarda dahi kendilerinden ve partilerinden daha çok Özersay’ı konuştular…

Örneğin, konuşmalarının önemli bir bölümüne “Genel Başkanımız Kudret Özersay’ın da dediği gibi…” ile başlayıp, “Genel Başkanımız Kudret Özersay da böyle düşünüyor” söylemi ile son vermişlerdir…

Eminim bunun farkında dahi değildirler…

Çünkü bunu yaparken akıllarında ne yalakalık, ne de farklı bir amaç vardır…

Tamamen Kudret Hoca’nın popülerliği ve çevresi üzerindeki muazzam etkisi yüzünden böyle bir tablo ortaya çıkmıştır…

Başta Özersay olmak üzere çevresindeki çalışma arkadaşları bu durumu inkar etseler de gerçek yalın bir şekilde ortada durmaktadır…

İşte ilginin azalmasındaki bir etken de budur…

Ve bu sorunun ortadan kalkması için yapılması gereken sadece ama sadece bu gerçeği kabullenmek ve reçeteyi bu kabullenmenin getireceği sonuca göre yazmaktır…

Reklam

Yorum Yap