“Laiklikle şeriatın ortası yoktur”

Reklam

Radyo Mayıs ve Mayıs TV’de yayınlanan “Sendikal Gündem” programına katılan KTOEÖS Genel Sekreteri Aziz Selengin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Selengin, “Tek bir doğru vardır. Çağdaş ve laik bir eğitim sistemi. Eğtim Bakanı ve ekibi de seçim döneminde bunu söylüyordu. Bunu hayata geçirmelidirler. Laiklikle şeriatın ortası yoktur. Ya laikliktir, ya da şeriattır” dedi.

İşte Aziz Selengin’in açıklamalarından öne çıkanlar;

“Seçim öncesinde bu ülkenin iki yılda seçim kaldırmayacağını söylemiştik”

Şu anda hükümet hem var, hem de yok. Çünkü bir yandan hükümet devlet işlerini yürütmeye çalışırken, diğer yandan da yerel seçimlere hazırlanıyorlar. Bugün belediyelerin büyük sorunları vardır. Hükümet, kamu reformu ve Belediyeler Değişiklik Yasası’nı değiştirerek tek seçimle bu işi bitirilmeliydi.

“Süreç bizi Türkiye’ye bağımlı yaptı”

Geçmişten de gelen döviz karşısında TL’nin erimesi ve 1974’ten sonra oluşturduğumuz demografik ve ekonomik yapımızla, ardından da ABAD kararları ile gelişen süreç bizi Türkiye’ye bağımlı yaptı. Oysa biz bu süreçlerden önce üretim yapıyorduk. Sanayi holdingimiz vardı. İhracat yapabiliyorduk. Şimdi tüm bunları kaybetmiş durumdayız.

“Kesinlikle stabil bir para birimine geçilmelidir”

Ne yazık ki siyasi partiler seçim döneminde topluma verdikleri sözlerin çok azını hükümete geldikleri dönemde hayata geçiyorlar. Tabi Türkiye’nin TL kullanması ve çevresinde yaşadığı krizler de bizi çok etkiliyor. Hükümetlerimiz de buna önlem alamıyorlar. Kesinlikle stabil bir para birimine geçilmelidir. Her şey yabancı para üzerinden dönüyor. Bir tek maaşlar TL. O nedenle stabil para birimine geçilmesi lazım. Yoksa bu gidişat bizi daha da kötüye götürücektir. Hayat Pahalılığının 2 ayda bir yenilenmesi gerekiyor. Çünkü hükümet bu durum karşısında sürekli zam yapmak durumunda kalıyor. Merkez Bankası’nın döviz ile borçlanmaya karşı aldığı önlemin hayata geçmesi mümkün değildir. Global bir dünyada yaşıyoruz. O nedenle onlar bize değil biz onlara uymalıyız.

“Vergi sistemini düzeltmeliyiz”

Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi almalıyız. Her gelen hükümet kendi yandaşına kıyak geçiyor. STG’nin 10 TL’lere çıktığını görebiliriz. Kriz büyüyor. Şu anda gençler anne ve babalarının sağladıkları destekle ayakta duruyorlar. Bugün bir ev en az 50 bin STG’dir. Bir gencin asgari ücretle bunu karşılayabilmesi mümkün değildir. Yeni işe giren öğretmenlerimiz de 3 bin TL ile işe başlıyorlar. Onlar da aynı durumdalar.

“Göç yasasından sonra girenlerinle öncesinde girenler arasonda ki fakr kapatılmadı”

Asgari ücrete ve göç yasasından işe girenlere maaş düzenlemesi yapılmalıdır. Asgari tespit ücret komisyonu işlevsizdir. Bunun yerine özelde çalışan insanların da barem sistemleri olmalıdır. Asgari ücret hayat pahalılığına endekslenmedir ve HP arttıkça o da artmalıdır. Yine özelde sendikalaşma ve toplu iş sözleşmeleri olmalıdır. Göç yasasının ise adım adım ortadan kaldırılması gerekiyor.

“Ne yazık ki her gelen hükümet yargıya müdahale ediyor”

Sayın Reynar’ın ve yargının düştüğü duruma üzüldüm. Hukukla mücadele edenler baskı ve tehdit altındadır. Biz bunu her dönemde yaşıyoruz. İlahiyat Koleji’nin karne almaması için bir eylemde başlattık ve bunu başardık. Dönemin bakanı Kemal Dürüst yasal olmayan bir şekilde öğretmeden 650 bin TL kesmişti. Biz yargı sürecine gittik ve haklılığımız ortaya çıkarak bu parayı geri aldık. Ne yazık ki her gelen hükümet yargıya müdahale ediyor. İlahiyat konusunda açtığımız bir dava vardı, yargımız bunu kabul etmedi. Burada yargıya müdahale edilmiştir. Şu anda aynı davayı KTÖS açmış bulunmaktadır ve bu dava da hala sürüyor.

“TC elçiliğinin baskılarına şahit olduk”

Afrika Gazetesi’ne yapılan saldırı davasına baktı. TC elçiliğinin baskılarına şahit olduk. Geçmişte de bunlar vardı, ancak Tacan Reynar’ın istifası ile bunları ortaya daha net çıkarmıştır. Hükümetin bu konudaki duruşuna ve sessizliğine anlam veremiyoruz.

“Türkiye’de kuran eğitimi 3 yaşa kadar indi”

İki eski eğitim bakanının bugün bir gazetede din dersleri ile ilgili yaptıkları açıklamaları bilimsellikten uzak buluyorum. İnanınız bugün Türkiye’deki hükümet ve rejim değişse bunlar çok daha farklı şeyler söyleyeceklerdir. Türkiye şu anda dinci ve gerici bir eğitim sistemine sahiptir. Türkiye’de kuran eğitimi 3 yaşa kadar indi. Bu anlayış bizi Suudi Arabistan’a götürür. Dinle hangi eğitim yürüyor Avrupa’da? Batı din ve devlet işlerini ayırarak yürüyor.

“Laiklikle şeriatın ortası yoktur”

Eğitim Bakanlığı’nın ilahiyat ile yaptığı çalışmaları yeterli bulmuyorum. Tek bir doğru vardır. Çağdaş ve laik bir eğitim sistemi. Kendileri de bunu söylüyorlardı. Bunu hayata geçirmelidirler. Laiklikle şeriatın ortası yoktur. Ya laikliktir, ya da şeriattır.

“Çanakale gezisi konusunda ne yazık ki bakanlık geçmişi aratmadı”

Geçmişe yönelik bir şey değişmedi. Bakanlığın ürettiği mazeretleri kabul etmiyoruz. Çünkü bu bir dayatmadır ve bunun mazereti yoktur.

 

Reklam