KTÖS: Adanın kuzeyinde uzaktan eğitim nasıl deneyimleniyor?

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası, Eğitim Sekreteri Burak Maviş imzası ile “Kuzey Kıbrıs’ta Uzaktan Eğitim Nasıl Deneyimleniyor?” başlıklı bir çalışma yayınlayarak uzaktan eğitime katılım, kullanılan dijital araç ve kaynaklar ile ilgili veri paylaşımında bulundu. KTÖS, verilerle birlikte neler yapılabileceğine dair görüşlerini de paylaştı.

Yapılan çalışmada öğretmenlerin  sekron ve a-sekron uygulamalarla öğrencilerinin 90%’ına ulaşabildiği, 10% gibi bir orana ise çeşitli sebeplerden dolayı ulaşılamadığı belirtildi. İlköğretim Dairesi’ne bağlı öğrencilerin 90%’ının akıllı telefon ile  uzaktan eğitime erişebildiğinin ifade edildiği çalışmada, büyük sınıflardaki (9-11 yaş)  öğrencilerin 75%’inin online uygulamaları takip edebildiği belirtildi.

KTÖS, daha önce uzaktan eğitim için 16 maddelik önerilerini açıklamıştı.

Açıklamanın tamamı:

WHATSAPP EĞİTİM PLATFORMU, AKILLI TELEFON EĞİTİM CİHAZI OLDU

KTÖS uzaktan eğitimin nitelikli gelişimini desteklemek,  teknoloji okuryazarlığını artırmak ve eğitimdeki eşitsizlikleri dile getirmek için örgütlü bulunduğu okullarda uzaktan eğitim ile ilgili bir çalışma yapmıştır.

106 okul ile yapılan çalışmada 185 ilkokul ve okulöncesi öğretmeni/okul yöneticisi ile görüşülmüş ve uzaktan eğitim deneyimleri analiz edilerek bilimsel veri oluşturulmuştur.

Kullanılan dijital platformlar, kullanılan cihazlar, erişim ve katılım üzerinden sorulara verilen cevaplar sonucu sendikamız yanında Eğitim Bakanlığı ve de akademisyenlere de ışık tutacak veriler elde edilmiştir.

Erken çocukluk dönemindeki öğrencilere (4-8 yaş) a-senkron platformlardan ulaşılırken, temel eğitimin ikinci kademesindeki öğrencilere (9-11 yaş) çevrimiçi ve çevrimdışı açık öğretim platformlarından öğretmenlerimiz ulaşabilmektedir.

Küçük sınıflar ile ağırlıklı olarak whatsapp üzerinden eğitim materyali paylaşılırken, büyük gruplar ile çevrimiçi ve çevrimdışı platformlar üzerinden eğitim materyali gönderilmektedir.

Öğretmenlerimiz ve okullarımız kendi imkânları ve bütçeleri çerçevesinde öğrencilerine sanal platformlar üzerinden ulaşmak için üstün bir çaba göstermektedirler.

Cihaz sorunu, internet erişimi ve aile yardımının daha az olduğu bölgelerde a-senkron uygulamalar tercih edilmektedir. A-senkron uygulamalarda dahi  %10 çocuğa ulaşılamamaktadır. Çok çocuklu ailelerde cihaz sayısının azlığı, internet erişimi sorunu, ailelerin bilgilendirmeleri görmezlikten gelmesi ve benzeri imkansızlıklar bunun nedenlerinden bazılarıdır.

Online uygulamalarda %25 öğrenci çeşitli nedenlerden dolayı verilen eğitime erişememektedir. Birden fazla çocuklu evlerdeki cihaz sorunu, cihaz eksikliği, internet erişimi, derse katılma isteksizliği, teknik sorunlar ve imkansızlıklar neden olarak gösterilebilir.

%90 oranında öğrenci eğitime akıllı telefonlar üzerinden ulaşmaktadır. Bu durum büyük sınıflarda (9-11 yaş) motivasyon, okuma/dinleme koordinasyonu ve takip açısından ciddi bir zorluktur. Bu zorluğu en aza indirgemenin yolu öğrencilere tablet, öğretmenlere simülasyon tabanlı içerik katkısı yapmaktan geçmektedir.

Adamıza özgün materyaller üretmek ve kendimize ait bir açık eğitim platformu oluşturmak için gerekli akademik ve entelektüel yeterlik, Kıbrıs’ta yaşayan eğitim emekçilerinde mevcuttur.  Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen ve öğrencilere gerekli teknolojik yatırımı yapması, bu potansiyelin ileriye götürülmesi için yeterli olacaktır.

Okullara sağlıklı ve güvenli dönüş ortamı yaratmak için öğretmenler ve öğrenciler için aşılama öncelik olmalı ve daha sık random PCR testi yapılmalıdır. Okulların eğitim dışında, sosyalleşme, duygusal gelişim, eşitsizliklerin bir nebze giderilebildiği güvenli yerler olduğunu unutmamalıyız.

 

Adanın kuzeyinde Uzaktan Eğitim Nasıl Deneyimleniyor?

 

  1. Kullanılan dijital araç ve kaynaklar

Öğretmenler, uzaktan eğitim sürecinde dijital araç ve kaynakları sık sık kullanıyorlar. Eğitimden ziyade daha çok bir iletişim aracı olarak bilinen Whatsapp en çok kullanılan araçların başında geliyor. Whatsapp’ı sırasıyla, Zoom, Google Meet ve Google Classroom takip ediyor. Birçok öğretmen ise dijital araçların bir kombinasyonunu kullanmayı tercih ediyor.
Öğretmenlerin kullandıkları dijital araç ve kaynaklar, sayıca ve işlev bakımdan farklılık gösteriyor. Bu çeşitliliği, branş ve kademe farklarının doğurduğu ihtiyaçlar belirliyor. Büyük sınıflarda çeşitlilik söz konusuyken, küçük sınıflar ve okul öncesi sınıflarında sadece Whatsapp’ın kullanıldığını görebiliyoruz.

  1. Uzaktan eğitime katılım

Yapılan araştırmaya göre öğrencilerin ortalama  %75’i çevrimiçi uzaktan eğitime katılmaktadır. Öğrencilerin önemli bir kısmı uzaktan eğitime devam edememektedir.

 


Sınıflarda derslere katılan öğrencilerin %90 çoğunluğunun mobil telefon, ancak %10 gibi bir oranın masaüstü bilgisayar, tablet ve laptop gibi cihazlarla sisteme giriş yaptıkları belirtilmiştir. Öğrencilerin evinde internet bulunmasının yanı sıra internet üzerinden uzaktan eğitime katılabilmeleri için tablet ya da bilgisayar gibi uygun bir araç bulunması gerekir. Çalışmalar mobil telefonların özellikle canlı derslere katılım konusunda yetersiz olduğunu göstermektir.

 

Uzaktan eğitim sürecinde yaşanan sorunlar temelde eşitsizlikten kaynaklanmaktadır. Bu eşitsizlik öğrencilerin uzaktan eğitim sürecinde ihtiyaç duyduğu internet altyapısına ve araç-gereçlere erişim, haneler arasındaki eşitsizliğin ortaya çıkardığı ev ortamındaki yetersizlikler ve eksik ebeveyn desteği olarak kendini göstermektedir.

  1. Ne yapılabilir?

UNESCO, uzaktan eğitimin herkes için nitelikli ve eşit eğitim fırsatı sunmasını sağlamak için teknolojik, içerik, pedagojik ve izleme-değerlendirme konularında hazırlık yapılması gerektiğini belirtmektedir. Bu hazırlıklar:

  1. Teknolojik hazırlık, öğrencilerin tamamının evinde uzaktan eğitime erişimini sağlayacak internet bağlantısı ile bilgisayar, tablet ve diğer dijital araçlara ulaşımının sağlanması,
  2. İçerik hazırlığı, çevrimiçi eğitim faaliyetleri ve ulusal müfredatlarla uyumlu materyallere erişim,
  3. Pedagojik hazırlık, öğretmenlerin çevrimiçi öğrenmeyi, internet tabanlı uzaktan öğrenmeyi tasarlamaya, evde öğrenmeye dayalı materyalleri kullanmaya yardımcı olma ile ebeveynlerin veya bakıcıların etkili ev tabanlı uzaktan öğrenmeyi kolaylaştırma imkânlarının sağlanması,
  4. İzleme-değerlendirme hazırlığı ise, uzaktan öğrenmeye erişimi izleme, öğrenme sürecini ve kesintileri izleme ile öğrenme başarılarını değerlendirme kapasitelerini içermektedir.