KARŞILIĞI NEDİR?

Türkiye’de basın özgürlüğü demir parmaklıklar ardında…

Bunu tüm dünya görüyor…

Ve bu konuda çeşitli çağrılarda bulunuyor…

Sadece bu durum bile KKTC’nin devlet olmadığını ve tamamı ile Türkiye’ye bağımlı olduğunu ortaya koyuyor…

Siz hiç bugüne kadar KKTC Başbakanı’nın Türkiye’deki tutuklu gazeteci, aydın ve akademisyenler için bir açıklamada bulunduğunu gördünüz mü?

-İrsen Küçük?

-Özkan Yorgancıoğlu?

-Ömer Kalyoncu?

-Hüseyin Özgürgün?

-Tufan Erhürman?

Başbakanları geçtim, siz hiç bugüne kadar herhangi bir bakanın bu konuda bir açıklamada bulunduğunu gördünüz mü?

Benim bugüne kadar başbakanlarımız veya bakanlarımızdan Türkiye ilgili tek duyduğum şey, “Ankara ile aramızda en ufak bir farklılık yok” açıklaması…

Henüz “Ankara ile aramızda şu farklılıklar var” diyen veya AKP’nin anti demokratik adımlarını eleştiren bir hükümet göremedik!..

Nedir bu “Ankara ile aramızda en ufak bir farklılık yok” cümlesinin karşılığı?

-Mevlüt Çavuşoğlu’nun “4-5 tane daha İmam Hatip açacağız” açıklamasındaki fikir birliği mi?

Yoksa Kıb-Tek’in özelleştirilmesi konusundaki benzeşme mi?

Hangisi?

-Kaçak Kuran kursları?

-Yargı sisteminin değiştirilmesi?

-Dome Otel’in tıpkı Saray Otel gibi peşkeş çekilmesi?

Evet, hangi konuda KKTC Hükümeti ile TC Hükümeti arasında en ufak bir fikir ayrılığı yoktur?

Kıbrıs konusunda mı?

Zamanında “Rumların ‘hayır’ diyeceğini bildiğimiz için ‘evet’i savunduk” diyen AKP ile mi Kıbrıs sorununda en ufak bir fikir ayrılığı yok?

CTP ile TDP de mi aynı düşünce ile Annan Planı Referandumu için “Evet” çağrısında bulunmuştu?

Yoksa doğal zenginlikler konusunda Rumlara Mehter Marşı çalan zihniyetle mi birebir aynı görüşü paylaşıyorlar?

Bakınız benzer bir tavrı kısa bir süre öncesinde gösteren ve AKP ile uyumlu bir yol izleyen Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak aynı AKP’nin emri ile geçtiğimiz haftalarda müebbet hapse mahkum edildiler…

“Hani tüm olanlara ses çıkarmıyorsunuz, bari Türkiye’de yaşanılanlardan ders çıkartınız” diyeceğim ama boşuna…

Koltuğa gelen AKP ile uyum içinde olabileceğini sanıyor!..

Bu mümkün değildir…

Kendi halkına karşı dahi adil olmayan, kendisine muhalif olan sesleri bir bir demir parmaklıklar ardına gönderen, ülkesini “Ohal” ile yöneten ve Kıbrıslı Türkleri besleme olarak gören bir zihniyet ile sağlıklı bir ilişki kurulamaz…

Bunu göremeyen veya görmek istemeyen bir hükümetin bu toplumu bağımsızlığına kavuşturması mümkün değildir…

Hele de bu hükümet “Ankara ile aramızda en ufak bir fikir ayrılığı yok” diyorsa bu iş başlamadan bitmiş demektir…