KALINI GEÇTİM NEREDE İNCE AYAR?

Başbakan Tufan Erhürman, “Kimsenin toplumsal huzuru bozacak şekilde siyaset yapmaya hakkı yok” diyor…

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, “Bize ince ayar vermeyin” diye çıkışıyor…

Erhürman ise, “Hayır, bilakis kalın ayar veriyorum” cevabını yapıştırıyor…

Pazartesi günü KKTC Meclis’inde yaşananlar bunlar…

Solcular bu durum karşısında resmen devrim olmuş gibi sevindiler…

Ve “İşte yürek” dediler…

Aradan sadece 2 gün geçti…

Başbakan Tufan Erhürman, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay ile Ankara’ya gitti ve burada önce Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Binali Yıldırım, ardından ise Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüştü…

Erdoğan ile yaptığı görüşme 45 dakika sürdü ve görüşme sonrasında herhangi bir açıklama yapılmadı…

Yıldırım ile gerçekleştirdiği görüşme sonrası ise iki başbakan basının karşısında geçip açıklamalarda bulundu ve gelen soruları yanıtladılar…

Binali Yıldırım görüşme sonrasında konuşmasına, “Ülkemizin haklı davalarına dil uzatmaya çalışan kalkışan birtakım kendini bilmez kurum ve kişilerin de bu faaliyetlerinin etkin bir şekilde kontrol altına alınması yeni hükümet döneminde dikkate alınacak bir konudur” diyerek başladı…

Erhürman’dan “Tıs” yok!..

Hani eleştiren veya “Neden Arıklı’ya yaptığın gibi Yıldırım’a da ‘Kalın ayar’ vermedin” diyen de yok!..

Neden?

Yıldırım’ın söylemleri bu toplumun huzurunu bozmaya yönelik değil mi?

Erdoğan’ın benzer bir söyleminden sonra bu ülkede yaşanılanlar ortada…

-Arfika Gazetesi önünde linç girişimi yaşandı…

-Gazetenin camları aşağı indirildi, tabelaları söküldü, binanın balkonuna çıkıldı, binanın içerisine dahi girildi!..

-Cumhurbaşkanı Akıncı’nın üzerine yüründü ve hakaretler yağdırıldı…

-KKTC Meclis’inin damına çıkılarak yabancı bayraklar açıldı…

Tüm bunları ve dahasını Erdoğan’ın konuşması tetiklemişti…

Şimdi benzer bir konuşmayı Erhürman’ın gözlerinin içine bakarak Binali Yıldırım yaptı…

Soru şu;

Erdoğan’ın konuşması sonrasında 22 Ocak günü yaşananlar bu toplumun huzurunu bozmadı mı?

Öyleyse Yıldırım’ın konuşması da benzer bir olayın yaşanmasını tetiklemez mi?

O zaman Arıklı’ya ‘Kalın ayar” veren Erhürman bu konuşma karşısında neden sessiz kaldı?

Hani ben ‘Kalın ayar’ı falan da geçtim, en azından bir ‘İnce ayar’ veremez miydi?

“Sayın başbakan lütfen bu tür açıklamalardan kaçınalım” diyemez miydi?