HER ÖLÜM EKSİK KALAN BİR ŞİİRDİR

Reklam
Cenaze töreni bitmiş, herkes dağılmaya başlamıştı.
Mezarın başında bir tek o kalmıştı.
Taze mezarın üzerindeki çiçeklere bakarak dualar mırıldanıyordu.
Kadim ve bildik bir acıydı gözlerindeki.
Mezarların arasında yürürken babamın elini tuttum.
Yumuşak ve sıcacıktı.
Küçük elimi avucuna aldığı, beni kucakladığı, benimle övündüğü zamanları özledim.
O an;
Beni hiç bırakma baba, diyerek ona sarılmayı düşündüm ama yapamadım.
İkiden bir çıkınca bir kalmıyordu işte…
Geriye kalan; sonsuz yalnızlık kere sonsuz hasretti.
Demir almak günü gelince bu limandan meçhule uğurlanan sessiz bir gemi değil, eksik bir şiir olacaktı her zaman.
Çünkü bilir ki şairler her ölüm eksik kalan bir şiirdir beyhude bekler durur vuslat için sevgiliye.
Ölüm…
Bir sessizlik…
Ölüm…
Şekilden öteye hiç bir şey
Şekil…
Usta bir heykeltıraşın
Hünerli ellerinden çıkmış
Muazzam bir eser…
Eser ki bir anlatım…
Eser ki bir kompozisyon…
Eser ki bir anı bir mazi…
Bir ifade, görüntü…
Oysa ölüm…
Ölüm umutların yok oluşu
Ölüm sessizlik…
Ölüm ifadesizlik…
Yaşarken konuşan, düşünen…
Yaşarken yürüyen, koşan…
Soran, cevap veren…
Bazen üzülen, bazen sevinen…
Bazen gülen, bazen ağlayan…
Oysa ölüm…
Ölüm cevapsızlık…
Ölüm sonsuza dek yok oluş…
CANAN SÜMER
15.HAZİRAN.2017
AFRİKA GAZETESİ
Reklam