Güney’de Kayıp Yakınlarının Mezarları Açılacak

Şu anda Antropoloji Laboratuarında, yakınlarının DNA örneği vermeyi reddettiği kayıplara ait olduğuna inanılan 66 kalıntı bulunduğu; kimlik tespitlerinin yapılabilmesi için Güney Kıbrıs’ta çeşitli noktalarda,  “kayıp yakını” olan kişilere ait onlarca mezar açılarak DNA örneği alınacağı haber verildi.
Fileleftheros “Kayıp Yakınlarının Mezarları Açılıyor… Çocukları Kimliği Tespit Edilmemiş Kalmasın Diye DNA Arıyorlar” başlıklı haberinde, Kayıp Şahıslar Komitesi’ndeki (KŞK) Rum temsilci Nestoras Nestoros’un, Rum Meclisi Göçmenler ve Kayıplar Komitesi’nin dünkü toplantısında verdiği bilgileri aktardı.
Habere göre, sayıları yakın zamana kadar 150 olan ancak 66’ya düşen kimliksiz kalıntıların, birinci dereceden akrabalarının DNA örneği bulunmayan kişiler olduğunu belirten Nestoros,  prosedür gereği her iki ebeveynden de örnek alınması gerektiği için ebeveynlerin her ikisinin de aynı mezarda gömülü olduğu mezarların açılacağını, aksi halde açılacak mezar sayısının artacağını söyledi.
Nestoros, DNA örneği vermesi gereken Yunan kayıp yakınlarının listesinin Yunanistan Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na iletildiğini de açıkladı.
Paşaköy kökenli kayıplar konusuna da değinen Nestoros, “(Dikmen) çöp alanının rehabilitasyonu AB’nin yardımıyla yapıldı. Arazi sahiplerinden biri de Kıbrıs Cumhuriyeti olduğundan bu projenin uygulanmasına, biz (Rum Yönetimi) de imza verdik. Başka yerlerden kayıp kalıntılarının oraya taşınıp taşınmadığını bilmiyoruz” dedi.
Bu noktada, 1963-64 dönemi kayıpları komitesi başkanı Haris Simeonidis “(Dikmen çöp alanının) şekillendirilmesine biz de onay verdik, başkalarını suçluyoruz” diyerek söze katıldı. Meclis Göçmenler ve Kayıplar Komitesi Başkanı Skevi Kukuma ise, “Türk tarafının direktifi olmasa Kıbrıslı Türkler böyle bir inisiyatif almazdı” iddiasında bulundu.
Toplantıda, Türkiye ile yapılan  (2016-2018) yılda 10 muhtemel  gömü alanının  kazılması anlaşması ile KŞK’nın askeri bölgeler içerisindeki muhtemel gömü alanlarında 2016 başından beri yürüttüğü kazılar hakkında bilgi de verildi.
İddiaya göre, 2016’dan bugüne kadar  askeri bölgeler içerisindeki 23 muhtemel gömü alanında kazı yapıldı. Bunlardan 13’ünde 32 kalıntıya ulaşıldı.  Şu anda 4 alanda (Gökhan (2), Kızılbaş ve Dikmen) kazı çalışmaları devam ediyor. Mevlevi, Özhan, Gökhan (2), Güngör (2)’de en az 6 kazı daha yapılması bekleniyor.
Nestoras Nestoros, KŞK ekipleri tarafından Ada genelinde toplamda 1136 muhtemel gömü alanında kazı yapıldığını, bunlardan 315’inde kalıntı saptandığını anlattı. Program çerçevesinde 664 Rum ve 212 Kıbrıslı Türk’ün kimlik tespitinin yapıldığını belirten Nestoros, KŞK Antropoloji Laboratuarında  71 Rum’a ve 80 Kıbrıslı Türk’e ait kalıntıların analiz edilmekte olduğunu, 66 Rum ve 2 Kıbrıslı Türkün kimlik tespitinin mümkün olmadığını söyledi. Nestoros şu anda 8’i KKTC’de (Gökhan, İnönü, Kızılbaş, Dikmen, Yiğitler, Mağusa) biri Rum tarafında (Polem-Baf) olmak üzere toplam 9 kazı çalışmasının devam ettiğini, 730 Rum ve 130 Kıbrıslı Türk kayba halen ulaşılamadığını anlattı.
Nestoros konuşmasında, “Kıbrıs Cumhuriyeti olarak, Rumların ortadan kaldırılmasından sorumlu Kıbrıslı Türklere, küçük bir hediye de demek olan kimlik verdik mi?” diye sordu ve (gazeteye göre) hem Kıbrıslı Türkleri  hem de Rumları kast ederek şunları ekledi:
“Bilen ama konuşmayanları hiç düşündük mü? Bunlardan bazıları TV kanallarında görünüyor ancak konuşmuyor.  Tanıklara af uygulaması kayıpların saptanması lehine işlemedi.”
Rum Yönetimi Başkanlığı İnsani Konular Komiseri Fotis Fotiu da, kalıntılarına ulaşılan kayıp sayısının yıllar içerisinde azaldığını ve bu yıl 8-9 olduğunu, bu hızda devam ederse, kimlik tespiti yapacak kalıntı olmayacağını söyledi.
Gömü yerleri değiştirilen kayıplar konusuna da değinen Fotiu “Kıbrıs Rum tarafı, Aşşa (Paşaköy) kayıpları konusunun, gerek Kıbrıs Türk tarafının gerek BM’nin Dikmen’e gömüldükleri ve bulunmalarının imkansız olduğu veya bulunmalarının yıllar alacağı iddiası ile kapatılmasını kabul etmeyecek” dedi.
Fotiu, Yunan Askeri Mezarlığı’ndaki, ilaçlandığı için DNA testi sonuç vermeyen kalıntılarla ilgili kimlik tespiti çalışmalarının ABD’de ve İngiltere’de devam ettiğini anlattı.
Nestoros da, ABD’ye kalıntıların Görneç, Komando Tepe-Beylerbeyi, “Lapatsa bölgesi”nden (Kılıçaslan civarında tepe) gönderildiğini söyledi. Yanlış kimlik tespiti yapıldığı saptamasının ardından 334 kalıntı üzerinde yeniden kimlik tespiti çalışması yapıldığını ifade eden Nestoros 246’sında yanlış saptanmadığını, 88’inin de yeniden kimlik tespiti sırası beklediğini anlattı.