Girne’ye İmam Hatip Lisesi Tartışması Büyüyor

Reklam

Girne’ye İmam Hatip Lisesi yapılacağı haberleri tepkiyle karşılanırken Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Benter “Ne Girne’de ne de başka bir bölgede dini vasıflı bir okul yapılması söz konusu değildir. Türkiye Maarif Vakfı ve KKTC Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde, ekonomik durumu iyi olmayan ailelerin çocuklarının da kaliteli eğitim alacağı bir okul yapmayı hedeflemektedir.”açıklamasında bulundu.Peki Milli Eğitim bakanlığı ile işbirliği yapacağı açıklanan Türkiye Maarif Vakfı Türkiye’de ne gibi projelerle gündeme geliyor?
Türkiye Eğitim-Sen Başkanı Feray Aytekin Aydoğan Kanal Sim’e konuştu ve Türkiye Maarif Vakfının Türkiye’deki faaliyetlerini anlattı.Feray Aytetin Aydoğan ,yasal olarak devlet tarafından vakıf kurulamazken 2016’da bir Maarif vakfı düzenlemesi yapılarak yasal olmayan bir düzenlemenin fiiliyata geçirildiğini söyledi.Kanal Sim Ana Haber’e konuşan ve Damla Dabis Özel’in sorularını yanıtlayan Eğitim-Sen Başkanı, vakfın demokratik bir işleyişi de olmadığını söyledi.Eğitim-Sen Başkanı Feray Aytekin, Türkiye Maarif Vakfı’na tüm devlet kaynaklarının ve eğitimin devredilmesini doğru bulmadıklarını ve denetlenemeyen bir yapıya eğitimin devredilmesinin çok ciddi tehlikeler barındığını söyledi.
Türkiye Eğitim-Sen Başkanı Feray Aytekin Aydoğan’ın açıklaması şöyle:
“TÜRKİYE MAARİF PROJESİ AKP’NİN YURT DIŞINDAKİ OKULLARININ ÖRGÜTLENMESİDİR”

“ 15 temmuz darbesini geçekleştiren FETÖ’nün yurtdışında çok sayıda okulları vardı.Türkiye Marif Vakfı AKP Hükümeti tarafından yurt dışında okul açma projesi olarak gündeme geldi.
Aslında yasal olarak devlet vakıf kuramaz.Vakıf kelimesinin karşılığına da baktığımızda herhangi bir kişinin mal veya geliri kamu yararına sunması anlamına geliyor.Yasalarla çelişmesine rağmen haziran 2016’da bir Maarif vakfı düzenlemesi yapıldı. Yasada Türkiye dışındaki her yerde Türkiye’ye ait kamu arazilerinin, kamu kaynaklarının bu vakfın kullanımına devredildi.Yasal olmayan bir düzenleme de fiilen gerçekleştirilmiş oldu.Ayrıca bu kurumlarda yer alacak kişilerin devlet tarafından yurt dışında görevlendirilmiş kişilerle aynı haklara sahip olacağı, herhangi bir şekilde şirket kurabileceği , Türkiye’nin tamamen yurtdışında da okullarının okullarının örgütlenmesi üzerine bir süreçle gündeme geldi.Kurucuları 7 kişiden oluşur ve 4’ü Cumhurbaşkanı Erdoğan 3’ü Bakanlar kurulu tarafından belirleniyor. Hayatları devam ettiği sürece bu yönetim kurulu değişmiyor. Herhangi biri hayatını kaybederse de yine yönetim kurulu tarafından kimin getirileceğine karar veriliyor.Hiçbir demokratik işleyişi yok. Darbe öncesi tartışmaların bir uzantısı olarak Türkiye Maarif Vakfı projesi hayata geçirildi.Türkiye açısından marif vakfının ortaya çıkmasının birden çok tartışması oldu.Birincisi FETÖ yapılanmasına karşı bir çalışma olarak sundu,bunu devlet hükümet kurmuyor fakat kamu kaynaklarını bir vakfa devrediyor .Bu hepimizin vergisinin bu vakfın kullanımına verilmesi anlamına gelir.Vakıflar üzerine eğitimin devredilmesinin en belirgin acılarını darbe girişimi dönemi yaşadık.Eğitimin vakıflara devredilmesini doğru bulmuyoruz.Denetime kesinlikle kapalı bir yer ve her türlü istismara açık.Çocuk istismarı da dahil… ”

Reklam

Yorum Yap