GEÇ KALMIŞ BİR FETİH DUASI DA BENDEN (2)

Reklam

Linç edilmemizi kınadınız…
Teşekkür ederim…
Ama fikrime katılmadınız…
Ona da teşekkür ederim…
Hatta ona daha çok teşekkür ederim…
İyi ki hep “ama”larla açıkladınız görüşlerinizi…
Ve bu derin gafletten beni de kurtardınız…
Sizin bu hassas, bu ince ikazlarınızdan sonra oturup bir kere daha düşündüm…
Ve yanlış yolda olduğumu anladım…
Sizin de önemle vurguladığınız gibi sevgili Türkiye’miz işgalci olamazdı…
Olsa olsa kurtarıcı olabilirdi ancak…
Ve 74’te bizi nasıl kurtardıysa, şimdi de Afrin’deki biçareleri teröristlerin elinden kurtarmaya gidiyordu…
Siz haklısınız…
Ordusuyla başka bir ülkenin topraklarına girenler her zaman işgalci sayılmaz değil mi?
Bunlar zaten toprak almak için değil, oralardaki mazlumları kurtarmaya gitmezler mi?
Amerika’yla, Rusya’yla kimse karıştırmamalı Türkiye’yi…
Türkiye’nin kimsenin toprağında gözü yok…
Siz anladınız…
Ama ben anlamadım…
Geç anladım…
Türkiye kendini korumak için sınırlarında düşman istemez…
Hele bu düşman Kürt ise hiç istemez…
Onun için Afrin’e yürümekte ne kadar haklı…
İşte sizin anladığınız bu gerçeği ben anlamadım…
Hepiniz çok haklısınız…
İyi ki fikrime katılan ve bana hak veren kimse çıkmadı aranızdan…
İyi ki hiçbiriniz işgal demedi buna…
İyi ki beni kınadınız…
Ah şu kalleş barış…
Kafamı nasıl da bozdu…
Hep onun yüzünden…
Doğdum doğalı bu adada barış derim de başka bir şey demem…
Yine çocuklar ölecek, yine köyler ve kasabalar yıkılacak diye boş endişelere kapıldım…
Oysa siz bu endişelerin ne kadar yersiz olduğunu çok iyi bilirsiniz…
Önemli olan ölümler yıkıntılar değil, Türkiye’mizin sınırlarının korunması…
Çocuklar mı ölecek?
Ölsün!
Şehit mi vereceğiz?
Verelim!
Bombalar mı yağacak göklerden?
Yağsın!
Taş taş üstünde kalmasın isterse…
Yeter ki Türkiye’mize bir zarar gelmesin…
Siz böyle bir savaşın değerini bildiğiniz için fikrime katılmadınız…
İyi ettiniz…
Beni de doğru yola çektiniz…
Şükranlarımı sunarım hepinize…
Şimdi ben de sizin gibi ordumuzun öldürdüğü teröristleri sayarım…
Reis gibi tek tek sayarım…
İki bini bulduk galiba…
Kurtarılan ve özgürlüğüne kavuşturulan köyleri de sayarım…
Reis “Bin köyü kurtardık” dedi, ama bir yanlışlık olmalı bunda…
Afrin’in yalnız 342 köyü var…
Bir zahmet söyleyin düzeltsin…
***
Doğru yolu nasıl buldum?
Sizin “ama”larınızın sayesinde…
Bu ama”ların değerini çok sonradan anladım…
“Taşlanmalarına karşıyım, ama…” diye başlayan cümleleriniz ne güzel…
“Şehitler ölmez, vatan bölünmez” diyenler haklı çıktı…
Şehitler tabii ki ölmez…
Vatan tabii ki bölünmez…
Bölücüleri bombalamamız gerektiğini siz anladınız…
Ben anlamadım…
Siz barışçısınız elbette, ama savaşa da karşı değilsiniz…
Bu adada yaşaya yaşaya bunu da öğrendim…
Ne yani…
Tüm gazetelerimiz…
Tüm ekranlarımız…
Tüm partilerimiz…
Tüm sendika , örgüt ve derneklerimiz yalan söylüyor da bir tek ben mi doğru söylüyorum?
İşgal değil işte…
Kurtarma harekatı…
Üniforması içindeki o kız çocuğu bile utandırdı beni…
Bayrağı cebinde…
“İnşallah şehit olur ve üstüne örtülür” dedi Reis…
Sizin de gözünüzden yaş gelmedi mi görünce?
Doğru söyleyin…
Ağlamadınız mı?
***
Haydi bakalım…
Boş durmayın…
Siz de bir şeyler yapın…
Öyle “fikrine katılmam” demekle görevinizi yerine getirmiş sayılmazsınız…
Şehitlere mevlit ve askere fetih duası okumakla da bitmez bu iş…
Hizmet bekliyor sizden anavatan…
Gönüllü ordumuz hemen toplansın…
Yola çıkalım…
Ben hazırım…
Bayrağım da cebimde…
Şehit olursam örtün üstüme…
Sayenizde vatanın bölünmez olduğunu öğrendim…
Hepinize teşekkür ederim…

Şener Levent
Afrika
26 Şubat 2018

Reklam

Yorum Yap