Ertaç: İşgal koşulları, seçimlerin ardından dünya gündemine taşınacak

SÖZKIBRIS/ÖZEL

Federal Kıbrıs Hareketi Sözcüsü Ahmet Ertaç, boykotunun bir başlangıç olduğunu, ülkede yaşanan işgalin 23 Ocak sonrası uluslararası kamuoyu ve Kıbrıs sorununda taraf olan ülkelerin gündemine taşınacağını belirtti. Ertaç, “BM, AB ve diğer unsurlardan randevu taleplerimizi ilgili taraflara iletmeye başladık” dedi.

Federal Kıbrıs Hareketi Sözcüsü Ahmet Ertaç, Mayıs TV’de yayınlanan “Son Nokta” programında 23 Ocak’ta gerçekleşecek seçim sürecini, hareketin aldığı Boykot kararını ve seçimlerin ardından yapacakları girişimi anlattı. Ertaç, seçim boykotunun altında yatan ana etkenin ülkedeki işgal koşulları olduğunu belirterek, 2 siyasi parti ve toplumda saygı gören birçok bireyin katkılarıyla süren boykotun her geçen gün büyüyerek devam ettiğini kaydetti. Ertaç, “Biz Federal Kıbrıs Hareketi olarak henüz seçimler gündeme gelmeden ülkedeki işgal koşullarını uluslararası kamuoyunun bilgisine taşımak için yola çıktık, bir anda karşımıza çıkan seçim sonucu ise solda bir cephe arayışına gidip bu işgal koşullarında seçim olamayacağını dillendirdik, BKP ve YKP bizimle aynı yolu yürüme kararı alırken CTP ve TDP bundan kaçtı” şeklinde konuştu.

Mevcut koşullar altında ülkede demokratik bir seçimin olamayacağının 1 yıl öncesinde cumhurbaşkanlığı seçimlerinde açık ve net olarak görüldüğünü belirten Ertaç, “Buna karşın solcu arkadaşlarımız seçime girme kararı aldılar ve bununla da yetinmeyip sürekli bizi UBP’ye hizmet etmekle suçladılar” dedi.

“CTP’lilerden aldığımız hakaret ve sövgünün bir tekini bile UBP yapmadı” ifadelerini kullanan Ahmet Ertaç, ülkede herkesin UBP’nin Erdoğan ve AKP’nin emrinde olduğunu bildiğini kaydetti. Açıklamalarında boykotun salt seçimlerle sınırlı bir hareket olmadığını anlatan Ertaç, “Seçimlerin hemen ardından işgal rejimini BM,AB ve uluslararası aktörlerin bilgisine taşımak için randevu girişimine başladık bile. Seçimlerin ardından ülkedeki koşulların daha da ağırlaşacağı net olarak ortada dururken hala bazı partilerin siyaseti meslek olarak görüp meclise girebilmek için çırpındığını görmek çok tuhaf” şeklinde konuştu.