ERDOĞAN: FETÖ’NÜN BİZİM ZAMANIMIZDA BÜYÜDÜĞÜ İDDİASINI REDDETMEM

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı televizyon programında OHAL’in kaldırılabileceğini söyledi. Erdoğan ayrıca, Gülen yapılanmasıyla ilgili “FETÖ’nün bizim zamanımızda büyüdüğü iddiasını reddetmem, ihanet şebekesiymiş” dedi.

CNN Türk – Kanal D ortak yayınında soruları yanıtlayan Erdoğan, “Seçim sonrası OHAL’i masaya yatırıp onu kaldırma gibi bir durum söz konusu olabilir. Onun çalışmasını da yapmış olacağız. İnşallah kabineyi kurduktan sonra talimatı verip çalışmayı sürdüreceğiz. Fazla sürüncemede kalmaz. Adımı atacağız” dedi.

Erdoğan’ın, ‘Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ)’ ile mücadeleye ilişkin sözleri de şöyle:

“FETÖ’nün bizim zamanımızda büyüdüğü iddiasını ben reddetmem. Bunlar büyük bir ihanet şebekesi içerisindeymiş. Aldatıldık. Taa Erdal İnönü’ye git, Bülent Ecevit’e. Ecevit, İnönü bunların en yakın arkadaşıydı. Erdal İnönü’nün bunların okullarını ziyaret ettiğini iyi bilirim.

“Onların davetlerine katıldıklarını iyi bilirim. Gelsinler konuşalım. Samimi değiller. Biz yanıldık. Biz bunlara çok inandık. 2004 MGK’sında hedef sadece FETÖ değil tüm terör örgütlerine yönelik bir süreçti. Biz bunun üzerine ısrarla da gittik. Birçok STK’lar da masaya yatırıldı. 2010’dan sonra da ayıklama süreci başladı.”

Kandil operasyonu: Mahmur’u da vurabiliriz

Erdoğan ayrıca, Kandil operasyonu ihtimaliyle ilgili tartışmalara dair bir soruya “Mahmur çok önemli, orayı da vurabiliriz” cevabını verdi:

“Olayın tabii iki boyutu var. Kandil var Sincar var. Irak’tan Türkiye’ye herhangi bir tehdit olursa, Bağdat yönetimiyle bunu görüşürüz. Bağdat ‘ben bunu çözerim’ dediği taktirde ne ala. ‘Çözemem’ derse Sincar’ı da Kandil’i de vururuz.

“Bunu ilk defa söylüyorum. Mahmur. Mahmur çok önemli. BM şöyle demiş böyle demiş… BM’nin Mahmur meselesini de halletmesi lazım. Mahmur bir kuluçka yuvasıdır. Ban Ki Moon ile bunları çok konuştum. Şimdi de konuşuruz. Bu meseleyi çözmezseniz vururuz. Kandil nereden besleniyor sanıyorsunuz? Mahmur’dan. Sincar da küçük bir Kandil’dir aslında.”

Bedelli askerlik: Seçimden hemen sonra bu işe girmek olmaz

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bedelli askerlik talepleriyle ilgili yanıtı şöyle:

“Nasip olursa 24 Haziran’dan sonra hemen bu işe girmek olmaz, hassas olmalıyız. Askerle çalışmamız gerek. Bir yanda Afrin var Sincar var, Kandil var. Ortak aklı oluşturur hayırlısıyla adımı atarız.

“2005’te Diyarbakır’da bir konuşma yapmıştım. ‘Eğer bu sorunsa bu benim sorunumdur.’ Türkiye’de sadece Kürt’ün değil, Türk’ün Boşnak’ın da sorunu vardır. Şimdi terör sorunu vardır. Bunun temel sorunu PKK’dır. Terör sorununu sıfırlayana kadar son teröriste kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz.

“Bir gece ansızın gelebiliriz dedik. Bir gece ansızın vurabiliriz. Böyle gideceğiz.”

Demirtaş’ı ziyaret eden İnce’ye: Bu dayanışmayı anlamak mümkün değil

Erdoğan, HDP cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret eden CHP’nin adayı Muharrem İnce’yi eleştirdi:

“Ben meydanlarda terörü anlatıyorum o ise terör üzerine giden bir kahramanın üzerine gidiyor.

“Biz kaç terörist etkisiz hale getirdiğimizi anlatıyoruz. O ise terörist başı ile gelen ‘meydanlara dökülün’ diyerek Kürt kardeşlerimizi sokağa döken Demirtaş’ı ziyaret ediyor. Ben bunları bir proje olarak değerlendiriyorum. Bunlar bir proje örgüt. Bu dayanışmayı anlamak mümkün değil.”

Man adası suçlaması: Kılıçdaroğlu adalet duvarına çarptı

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘telefonlarının dinlendiği’ yönündeki sözleri için de “Türkiye’de telefonu en çok dinlenen kişi benim. Bu FETÖ takımı burada olduğu zamandan tutun… Hepsi dinliyor” dedi.

Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun, ‘Man adasına para kaçırdığı suçlamaları’ yüzünden tazminat ödemeye mahkûm edilmesiyle ilgili de “Adalet duvarına çarptı” dedi ve ekledi::

“Kılıçdaroğlu’nun iddiaları çok çirkin. Man adasına para kaçırmakla iftira atan Kılıçdaroğlu’nun iddiası toplamda 170 bin lira tazminata mal oldu. Bu partinin cumhurbaşkanı adayı da geçenlerde tüm vekilleri ‘hırsız’ olmakla itham etti. Yahu şimdi kendisi de buna katılıyor. Bu senin genel başkanını da seni de kapsıyor. Kabul ediyorsan sen de hırsızsın. Parlamento gibi kutlu bir mekânı böyle bir ithamla kabullenmek olabilir mi?”