DOKTOR’UN KEMİKLERİ SIZLIYOR

Dışardan bakınca her şey normalmiş gibi görünüyor…

Ama içi öyle bir yakıyor ki, kelimelerle anlatılmaz…

Dr. Fazıl Küçük…

Kıbrıs Türk Toplumunun lideri…

İyisiyle kötüsüyle bu toplumun özgürlüğü ve bağımsızlığı için mücadele etmiş bir insan…

Halkın Sesi Gazetesi…

Onun eseri ve onunla özdeşleşmiş bir yapı…

Yıllarca bizlerin sesi oldu…

Peki, ya şimdi?

Resmen batak durumda…

-Çalışanların sosyal hakları 15 yıldır yatırılmıyor…

-Kaçak işçi çalıştırılıyor…

-Çalışanların maaşları düzenli ödenmiyor ve sözde yönetimin çok yüksek miktarlarda çalışanlara borcu var!..

Bir süre önce gazete yayın hayatına son vermek üzeriydi…

Kimsenin kılı kıpırdamadı!..

Tek bir “Milli kahraman” da çıkıp, “Bu gazete kapatılamaz” demedi…

“KKTC’yi sonsuza dek yaşatacağız” diyen bakanlar, siyasiler, siyasi partiler ve örgütler “Halkın Sesi’ni sonsuza dek yaşatacağız” diyemediler!..

Bu toplumun sembolleri arasında yer alan bu gazetenin yaşaması için elini taşın altına koyan sadece 4 kişi var…

Onlar da gazetenin çalışanları…

Tüm zorluklara ve evlerine ekmek götürememelerine rağmen canla başla bu gazetenin her gün bayilerde yerini alabilmesi için çırpınıyorlar…

Gazetenin sahibinin ise tek yaptığı şey babasının adını kullanarak şov yapmak…

Ona buna babasının duruşunu anlatmak…

Ve batağa sürüklediği gazetenin durumuna bakmaksızın eline mikrofonu her aldığında bu toplumun ne yapması gerektiğini söylemek!..

Peki, ne olacak Halkın Sesi’nin durumu?

Dr. Küçük’ün sızlayan kemiklerinin acısını kim dindirecek?

Buradan başta Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı olmak üzere duyarlı devlet büyüklerine açık çağrı yapıyorum…

Geliniz bu gazeteyi kurtarınız…

Gerek sizler, gerekse de Çalışma Bakanlığı’nın ortaya koyacağı çalışma ile hem bu gazeteyi kurtarabiliriz, hem de orada çalışan emekçilerin mağduriyetlerini giderebiliriz…

Yalnız bu adım atılırken yapılması gereken bir başka şey daha var!..

O da gazete kurtarılınca tüm hisselerinin ve yetkilerinin çalışanlara verilmesidir…

Orada 20 yılı aşkın süredir çalışan emekçiler var…

Eğer tekrardan aynı duruma düşülmesini ve atılacak olan adımın boşa gitmesini istemiyorsak, en önemlisi de Dr. Küçük’ün kemiklerini sızlatmak istemiyorsak, mutlak ve mutlak bu gazetenin tüm yetkisi çalışanlara devredilmelidir…

Bu adımı atacak mısınız?