BİR ÇARE BUL ABİ

27 Mart Salı günü Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami, Türk Lirası’nın döviz karşısında erimesi ile ilgili hükümetin alacağı 4 maddelik önlemleri açıkladı…

Ardından 29 Mart Perşembe günü Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, kişisel sosyal medya hesabından Türk Lirası’nın döviz karşısında erimesiyle ilgili mecliste temsil edilen tüm siyasi partilerle 2 Nisan Pazartesi günü özel bir toplantı gerçekleştireceklerini ifade etmişti…

Amaç hükümetin döviz konusunda atacağı adımları netleştirmekti…

Millet heyecanlandı…

Hiç olmadığı kadar 2 Nisan tarihine kilitlendi…

“Hükümet nihayet döviz konusunda bir adım atıyor” diyerek rahat bir nefes aldı…

Hani belki de toplum olarak uzun bir aranın ardından en rahat hafta sonumuzu geçirdik…

Ve tarih 2 Nisan Pazartesi…

Hükümet, mecliste temsil edilen (ki zaten meclisteki 6 partinin 4’ü hükümette) siyasi partilerin temsilcileri ile maliye bakanlığında bir araya gelip toplantı gerçekleştirdi!..

Düzenlenen toplantıya Ulusal Birlik Partisi katılmadı…

Yani demem o ki, hükümette bulunan 4 parti ile muhalefette bulunan Yeniden Doğuş Partisi, dövizdeki krizle ilgili bir masa etrafında toplandı…

Sonuç?

Toplantı sonrası Maliye Bakanı Serdar Denktaş, “Birkaç önlem üzerinde duruyoruz. Çarşamba günü yeniden bulaşacağız ve toplantı sonrası geniş açıklama yapacağız” dedi…

Denktaş’ın bahsettiği Çarşamba 4 Nisan’dı…

Toplantı yapıldı mı, yapılmadı mı bilemiyorum!..

Ben duymadım!..

Duyan var mı diye sorumdum, “Sanırım yapılmadı” cevabını aldım…

Sonuç olarak gerçekleştiyse bile herhangi bir açıklamanın yapılmadığı ortada…

Bugün 18 Nisan Salı…

Yani hükümetin vadettiği tarihin üzerinden 14 gün geçti…

STG 6’ya dayandı…

Fakat hükümet resmi olarak TL’nin döviz karşısında erimesiyle ilgili herhangi bir önlem veya önlemler açıklamadı…

Hani sanırım milletin pek de umurunda değil!..

Kimse de çıkıp, “Yahu noldu o toplantılar” falan diye sormuyor…

“Hani önlemler” diyerek hükümeti sorgulamıyor…

Kusura bakmayınız ama tecavüzden zevk alır pozisyonundayız!..

Tek yaptığımız şey ağlamak ya da sorunları içimize atıp hasta olmak!..

16 gün önce toplantı yapan, 14 gün önce önlemleri açıklayacağını söyleyen hükümetten o günden bugüne tek adım Özersay’dan geldi…

O da acizlikten dolayı durumu Kıbrıs’tan da sorumlu Bakan olan Recep Akdağ’a iletti ve muhtemelen komite kurulacağını açıkladı…

Hani “Biz şöyle önlem alıyoruz” falan diye bir iddiası kalmamış olacak ki bu yola başvurdu ve Akdağ’a “Bir çare bul abi” dedi…

Tam bir acizlik ve iradesizlik…

İşin acınası tarafı ise hala irade varmış gibi yapıp devletçilik oyununa devam etmeleri ve bu toplumla dalga geçtiklerini sanmalarıdır…

Sonuç olarak hükümette bu konu hakkında altı dolu açıklama yapan ve ortaya net bir program koyan tek kişi Özdil Nami…

Madde madde önlemlerin nasıl ve hangi alanlarda alınabileceğini açıklıyor…

Sanırım Başbakan Tufan Erhürman da Nami’nin ortaya koyduğu bu verilere ve çalışmalara dayanarak dün “Çok kısa bir süre içerisinde alacağımız önlemleri açıklayacağız” dedi…

Heyecanla bekliyoruz…