“Bakanlar kurulundan bu konuya çözüm üretmesini bekliyoruz”

133 Shares

Radyo Mayıs ve Mayıs TV’de yayınlanan “Sendikal Gündem” programına konuk olan HAK-SEN Başkanı İzzet Türkmen, Kıbrıs Türk Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma Şirketi’nde yaşanan sıkıntıları ilk kez Ali Kişmir’in sunduğu programda açıkladı.

İşte Türkmen’in Açıklamaları;

 “TC gelen bir fesih kağıdı ile işten durdurmaları kabul etmiyoruz”

Kıbrıs Türk Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma Şirketi’nin %51’i devlete, %49’u ise TC kanadına ait ortak bir şirkettir. Bu şirketin 1 Kasım 2000 yılında kaydı yapıldı. TC kanadı olduğundan dolayı bir protokol imzalandı. Şu anda 7 deniz aracına sahip bir şirkettir. 65 civarında da çalışanı vardır. Bu çalışanların 35 tanesi denizde, geri kalanları ise karada hizmet vermektir. Telsiz Radyo sistemleri ile gemilere, balıkçı sandallarına, kısacası kıyı şeridinde olan her kesime hava durumu raporu veriyor, acil kurtarma işlemlerinde yardımcı oluyor. Tüm dünyada uygulanan denizcilik yasalarına göre olmak durumunda olan bir yapı var burada. Gemilerde çalışan 35 personelimizin tümü kıyı şeridini korumakla görevlidirler ve açık denize kalan gemileri kurtarma çalışması yapıp can kurtarmakdırlar.

“Yeni bakan bu sorunu kucağında buldu”

Yapılan protokolde söndüren 10 gemisine 18 personel istihdam edilmesine ve bu personelin TC kanadı tarafından karşılanacağı anlaşmasına varılmıştı. İlk etapta bunda bire sıkıntı olmadı. Ta ki bundan 3-4 yıl öncesine kadar. Artan gemi sayısı yüzünden personel ihtiyacı oldu. Buranın yönetim kurulu siyasi bir atamadır. Bu yönetim kurulu 17 tane daha istihdam yaptı ve bu istihdamları söndüren 10 gemisinin üzerine kaydedip kadroyu 35’e yükseltti. Yine de TC kanadı 3-4 yıl boyunca bunu ödemeye devam etti. Ancak TC kanadı yaklaşık 6-7 ay önce bu yapının sürdürülemez olduğunu ve 18 personel üzerinde olan çalışanı kabul etmeyeceklerini ve de bu çalışanları ödemeyeceklerini iletti. 1 Temmuz’dan itibaren ödemeyeceğini söyledi. Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan bu sorunu kucağında buldu. Sayın Atakan meclis kürsüsünden bu çalışanların yanında olduklarını ve sorunu çözeceklerini söyledi. Bu duruşlarını sendika olarak takdir ediyoruz. O günden beridir Sayın Kemal Bağzıbağlı ile görüşüyoruz. Gerçekten çözüm üretmek noktasında önemli çaba harcıyorlar. Ancak bu sadece ulaştırma bakanlığına değil tüm hükümete ait bir sorundur. TC kanadından gelen bir fesih kağıdı ile işten durdurmaları kabul etmiyoruz. Bunu yasa dışı olarak buluyoruz.

“Bakanlar kurulundan bu konuya çözüm üretmesini bekliyoruz”

Dün itibari ile cumhurbaşkanlığına, başbakanlığa, başbakanlık yardımcısına ve tüm bakanlara yazılı bir mektup gönderdik. Burada ek bir protokole ihtiyaç vardır. Hükümet bu çalışanlara bayram öncesi bir hediye versin ve bu sorunu çözsün. 1 temmuz itibari ile bu arkadaşların işlerine devam etmesi gerekmektedir. TDP ve HP kanadı ile görüştük ve yüzde yüz bu çocukların işlerine devam etmeleri için çalıştıklarını biliyorum. Muhalefet zaten doğalında bu işin arkasında. Bugünkü bakanlar kurulunda bu konu gündeme gelecektir. Bugün çalışanların işlerine devam edeceği yönünde bir karar çıkmasını bekliyoruz.

“Tersi olması durumunda sendikamız hukuksal mücadeleye başvuracaktır”

Gerçi buna gerek olmayacağını düşünüyoruz. Ancak ne olursa olsun bir süreç başlatacağız. İçimizde bu işin bugün olumlu yönde biteceğine dair bir anaç var. Tersi bir durum olması halinde sendika olarak gerekli müdahalede bulunacağız.

 

“KKTC’ye ait bir şirketin başın TC’den yönetici atanması kabul edilebilir değildir”

KKTC’ye ait bir şirketin başın TC’den yönetici atanması ve bizim evlatlarımızın işten atılmasına karar verebilmesi kabul edilebilir değildir. Üstelik bu kişi iddialara göre malum istihdamları yapan kişidir. Şimdi de bu insanlarımızın işten atılmasını talep ediyor. Nerede bu devlet, nerede bu hükümet, nerede bu toplumun iradesi?

 

“Biz bu yasanın sil baştan yapılmasından yanayız”

Kamu revizyonuna ihtiyaç olduğunu Hak-Sen olarak biz her daim paylaşıyoruz. 79 yılında yapılan ve binlerce kez değişmesine rağmen bugün yapılacak olan değişikliğe “Kamu reformu” deniyor. HAK-SEN olarak meclis alt komitesine defalarca yasalara yama yapmaktan vazgeçmelerini söyledik. Resmen yollardaki çukurları geçtik. Biz bu yasanın sil baştan yapılmasından yanayız. Ki sadece yasa ile ciddi bir revizyon yapmak mümkün değildir. Sendikalar ile görüşülmeden, kamuoyu ile paylaşılmadan, şeffaf olunmadan bu yasanın gündeme gelmesi yanlıştır. Bize göre ilgili tüm sendikalardan görüş alınmalıdır. Buradan başbakana çağrı yapıyoruz.

 “Vardiya çalışanlarının izninin nasıl olacağı bu yasa tasarı içerisinde yer almıyor”

Örnek veriyorum, izin hakları için sadece mesai çalışanları için değişiklik öngörülmüştür. Vardiya çalışanlarının izninin nasıl olacağı bu yasa tasarı içerisinde yer almıyor. Tüzükle belirleneceği murat ediliyor. Tüzük her hafta bakanlar kurulu kararı ile değiştirilebilecek bir şeydir. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Bu konuya yasanın içerisinde yer verilmelidir.

“Bu yasa tasarısını bu şekilde meclise getirip geçirmek bu hükümetin sonu olacaktır”

Çünkü bu yasa tasarısı kamunun sonunu getirecek bir yasadır. Yasa tasarısının meclise gelmesi umut ve ümit hükümetini zorda bırakacak bir adım olur. Kısacası hükümetin sonu olur. Yasaları aceleye getirmeye gerek yoktur. Bir tarafı düzelteyim derken diğer tarafı bozmanın kimseye bir faydası yoktur.