ANLATAMIYORUM

Ya da anlamak istemiyorlar…

Diyelim ki, CTP-HP-TDP ve DP hükümeti kuruldu…

Ve hesap sormak için kolları sıvadı…

Aynı zamanda da bu toplumun kendilerinden beklediği icraatları hayata geçirmek için çalışmalara başladı…

Nedir bunlar?

-Adil vergi düzeni…

-KIB-TEK’in özerkleşmesi…

-Ercan olayının üzerine gidilmesi…

-Kablo ile gelmesi muhtemel enerji konusunda masaya oturulması…

-Üreticilerin alacaklarının ödenmesi…

-Merkez Bankası ile GKK’nın başına bir Kıbrıslı Türk getirilmesi…

-Mecliste bekleyen yasaların bir an önce geçirilmesi…

-Polislerin yaşadıkları sıkıntıların giderilmesi…

-Göç Yasası’nın ortadan kaldırılması…

-Döviz’e bir çare bulunması…

-Usulsüz vatandaşlıkların iptal edilmesi…

-Vatandaşlık verme işlemlerinin dondurulması…

-Müşavirlik sisteminin ortadan kaldırılması ve dahası…

Önce tartışılması gereken bu 4 partinin bu konularda hemfikir olup olmadıklarıdır!..

Ha şimdi kalkıp birileri, “E bu seçim hükümeti olacak” diyebilir…

Tamam da sen bu saydıklarımın 4’te 1’ini hayata geçirmezsen, senin geçiş hükümeti kurmanın ne anlamı kalır ki?

Diyelim ki bu partiler dediğini yaptı ve bu saydıklarımın bir bölümünü hayata geçirmeye başladı…

Peki, ya sonrası?

Ankara bu saydıklarımın neredeyse tümüne karşı…

Hatta aksini savunuyor!..

Bu durumda ortaya bir sıkıntı çıkacak demektir…

İşte o gün bu sıkıntıları göğüsleyecek bir topluma sahip miyiz?

Maaşlarını, hayat pahalılığını, kısacası haklarını alamayan insanlar örgütlü oldukları sendikalarını her zaman olduğu gibi yine baskıları ve tehditleri ile meclisin önüne taşımayacaklar mı?

Halihazırda zaten hükümet kurulurkenden meclisin önüne yığılacak sarı sendikalar mevcut…

Yine ödeneklerini alamayan üreticiler Lefkoşa’ya akın edip hayatı felç etmeyecekler mi?

Ve günün sonunda Özgürgün’ün seçim sürecinde söylediği, “Onlar atar tutar, UBP yapar” durumuna düşülmeyecek mi?

Tıpkı 2009’da olduğu gibi!..

***

Bakınız ben UBP-DP ve YDP hükümetinin meraklısı değilim…

Hatta bu hükümet kurulduğu anda birçok felaketi de beraberinde getireceğinin farkındayım…

Ve bu hükümete karşı en muhalif kişiler arasında da yerimi alacağım…

Ancak diğer türlü bir kaybediş Kıbrıslıların iradesinin tamamen yok olması demektir…

Ha eğer, “Biz iddialıyız, geliriz, çalışır yaparız” diyorsanız, boynum kıldan ince…

Sonuna kadar bu hükümeti savunurum…

Ancak aksi olursa biliniz ki eleştirmenin de artık bir anlamı kalmayacaktır…