AKAR: “İYİ NİYETİMİZ ZAFİYET OLARAK ANLAŞILMASIN, GÜCÜMÜZ TEST EDİLMESİN, FATURASI AĞIR OLUR”

Erenköy Direnişi’nin 55’inci yıl dönümü vesilesiyle Erenköy’de konuşan TC Milli Savunma Bakanı Akar, Türkiye’nin hidrokarbon konusundaki iyi niyet yaklaşımının zafiyet olarak algılanmaması gerektiğini söyleyerek, “İyi niyetimiz zafiyet olarak anlaşılmasın, gücümüz test edilmesin, faturası ağır olur” dedi.
TC Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Erenköy Direnişi’nin 55’inci yılı anısına düzenlenen törende konuştu.

Akar, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Kıbrıs Türkünün varoluş ve özgürlük mücadelesinde ayır bir yeri olan Erenköy Direnişi’nin 55’inci yıl dönümünde ve aziz şehitlerimizi andığımız bu duygulu günde aranızda bulunmanın heyecanını yaşıyoruz.

Malumunuz olduğu üzere tarih milletlerin, hepimizin hafızasıdır. Milletler tarihlerinden, hatıralarından beslenirler. Hatırası olmayanın hafızası olmaz. Toplumsal hafızamızda önemli bir yer tutan bu olaylardan biri de Erenköy de 55 yıl önce yaşananlardır. Kıbrıslı soydaşlarımızın yaşadığı acıları maruz kaldığı haksızlıkları hiçbir zaman unutmadık unutmayacağız.

Bizlerin Ege’de, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs’ta sonların barış yoluyla, uluslararası hukuka saygı göstererek çözümlemek temel yaklaşımımızdır. TC ve KKTC bugüne kadar barış ve istikrardan yana olduğunu her fırsatta gösterdi ve üzerine düşeni yaptı. Sayın Akıncı, Rum yönetimine önemli bir çağrıda bulundu. Hidrokarbon konusunda BM gözleminde ortak bir komite kurulması yönündeki çağrı Rum yönetimi tarafından kabul dilmedi. Bu gelişmelere rağmen TC, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta eşit ve egemen hakların korunması ve kaynakların adil paylaşımını, tüm paydaş ülkelerin adil mutabakatıyla dağılmasını savunmaktadır.

Bu kapsamda garantör ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti, KKTC’nin verdiği ve kendine ait deniz yetki alanlarında buluna bölgelerdeki faaliyetlerimize başladık, devam ediyoruz, devam edeceğiz. Temennimiz, Yunanistan ve Güne y Kıbrıs’ın bizler gibi iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde uluslararası hukuka saygılı bir şekilde, kaynakların adil paylaşımı yönünde hep birlikte neler kazanabiliriz düşüncesiyl hareket etmesini bekliyoruz. Bizler Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki sorunların Yunanistan’da yeni kurulan hükümet ile işbirliği ve karşılıklı güven içeresinde çalışarak aşılabileceğine inanmak istiyoruz. Kıbrıs’ta iki toplumlu, iki kesimli, politik eşitliğe dayalı, adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması adaya barış, huzur ve istikrar getirecektir. Tüm gayretlerimiz bunu gerçekleştirmek içindir. Bunu anlaşılmasını, görülmesini, hissedilmesini bekliyoruz. Biz barış eli uzatıyor ve cevap bekliyoruz.

Bölgede barış, istikrar ve güvenliğin en güçlü teminatı olan Türkiye, hem kendisinin hem de KKTC’nin meşru hak ve menfaatlerini korumuş ve korumaya devam edecektir. Bir oldubittiyle hakların gasp edilmesine göz yumulmayacaktır. Bu azim ve kararlığımızın iyi anlaşılması gerek. Biz bir taraftan iyi niyetle, dostane bir şekilde sorunlarımızın çözülmesini talep ederken, bunun diğer taraftan zafiyet olarak anlaşılmasını istemiyoruz. Bu iyi niyetimiz hiçbir şekilde zafiyet olarak anlaşılmamasını, bizim gücümüzün test edilmemesini, bunun faturasının ağır olacağını ifade etmek istiyorum.”