Ajanlığın Belgesi!

Reklam

Doç. Dr. Nizamettin Parlak…Görev yaptığı yerler arasında K.K.T.C de var… 22 Mart 2010 ile 3 Mart 2011 tarihleri arasında 11 ay boyunca Lefkoşa’da Demokrasi Ortaokulu’nda gönderildi. Doktora eğitimini İslam tarihi ve Sanatları üzerine yapan Parlak, 2010 yılında Kıbrıs’a gönderildi .Türkiye’nin ,Kuzey Kıbrıs’taki toplumu dönüştürme programının bir parçası olarak adaya gönderilenlerden sadece biri olan Parlak, kendinden önceki ve sonrakiler gibi verilen emirleri harfiyen uygulayarak Kıbrıs’ın kuzeyine dair saptmalarda bulunarak kaleme aldı ve islami yapının kök salması için bir rapor hazırladı.Nizamettin Parlak’ın 30 Temmuz 2017 tarihli ‘Kıbrıs Meselesi ve Kıbrıs Türklerinin Sorunları’ başlığıyla yayımlanan makalesi adete bir belge niteliğinde…
Şimdi bu makaleden bazı alıntılar paylaşalım..
“Kıbrıs’ta ciddi manada bir eğitim sorunu yaşanmaktadır. Kıbrıs’ın yerlileri [15] maddî imkânları dolayısıyla bu sorunu bir nebze aşmışlardır. Onlar, öğrencilerini özel kolejlerde okutmaktadırlar. Kolejleri yeterli bulmayan Kıbrıslılar ise çocuklarını Rum kesimindeki okullara ya da İngiltere’ye göndermektedirler. Fakat sayıları üç yüz binin üstünde olan 1974 sonrasında Türkiye’den giden insanların çocukları son derece yetersiz şartlarda eğitim görmeye çalışmaktadırlar. [16] Bu konuyla bağlantılı olarak din eğitiminde önemli sıkıntılar olduğunu da ifade etmeliyiz. Kıbrıs’ta din öğretimi yıllarca ihmal edilmiştir. Toplumun ihtiyacını karşılayacak din görevlisi ve Din Kültürü öğretmenlerini yetiştirecek kurumlar 2011 yılında bile adada mevcut değildir. [17] Bu alandaki ihtiyaç Türkiye’den görevlendirilen Din görevlileri ve Din Kültürü öğretmenleriyle karşılanmaya çalışılmaktadır. [18] İlkokul, ortaokul [19] ve liselerde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi haftada bir saattir. Bu ders liselerde seçmeli, İlkokul 4-5’te ve ortaokullarda zorunludur. Ortaokullardaki Din Kültürü derslerine DKAB öğretmenleri girerken, zorunlu olmasına rağmen İlkokul 4 ve 5. sınıflardaki din derslerine branş öğretmenleri girememektedir. Bu konudaki tek engel KTÖS ve KTOEÖS (Öğretmen) sendikalarıdır. Sendikalar çeşitli sebeplerden dolayı okullarda grev yapabilmekte ve eğitim öğretim günlerce aksayabilmektedir. [20] Ayrıca okulların kütüphanelerinde Din Kültürü dersi için gerekli olan başta Kur’an-ı Kerim olmak üzere diğer kaynaklar neredeyse hiç bulunmamaktadır.”
Makalesinde Kıbrıs Sorunu’ndan sağlığa kadar birçok konuya değinen Parlak bir takım önerilerde de bulunuyor.Önerilerden bazıları şöyle;

Rum menfaatleri doğrultusunda hareket eden ve azınlıkta olan Kıbrıslılarla, onlar gibi düşünmeyen ve onlara karşı olan çoğunluktaki Kıbrıslılar aynı kefeye konulmamalıdır.
Bunların yanı sıra akademik alanda:
– Konuyla ilgili çalışmalar artırılmalıdır.
Rum katliamlarının canlı tanıkları hâlâ hayattayken sesli, görüntülü belgeseller hazırlanmalıdır. Özellikle olayların birinci derece şahitleri olan komutan, asker, mücahit (Kıbrıslılar, vatan savunmasına katılanları “mücahit” olarak nitelemektedirler.), gazeteci ve siviller, olayların yaşandığı mekânlara götürülerek çekimler yapılmalıdır.
Genelkurmayın arşivlerinden de faydalanarak olayların mekânlarını da kapsayan bir program çerçevesinde turist rehberi yetiştirme kursları düzenlenmelidir.
Adada yaşayan Türk halkının, adanın manevî mimarlarıyla ve şehitleriyle bağ kurması sağlanmalıdır. İlginç bir uygulamayla adadaki sokaklara şehit isimleri verilmiştir. Ama sokak sakinlerinin, sokaklarının adını taşıyan şehitler hakkında hiçbir malumatı bulunmamaktadır.
– Metrekareye beşten fazla şehidin düştüğü adanın şehit mekânlarının haritası çıkarılmalıdır.
Manevî buhranın çözümü için:
İlgi çekici, düzenli toplumsal aktiviteler düzenlenmeli, toplantılar yapılmalıdır.
– Türkiye’den giden görevlilerin ve öğretmenlerin kendi çabalarıyla ve bin bir zorlukla yürütmeye çalıştıkları televizyon programları daha sistematik ve daha profesyonelce devam ettirilmelidir.
Haftada bir saat olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) dersleri, haftada iki saate çıkarılmalıdır. Özellikle ilkokullardaki DKAB derslerine DKAB öğretmenlerinin girmesi mutlaka sağlanmalıdır.
İlkokul öğretmeni yetiştiren Lefkoşa’daki Atatürk Eğitim Akademisinde DKAB’la ilgili bir bölüm açılmalıdır.
– Adada sayıları az olan ama sesleri çok çıkan “Türkiye bizi Türkleştirmek ve Müslümanlaştırmak istiyor” [28] diyenlerin amaçlarının ne olduğu iyi anlaşılmalı ve onlara karşı stratejiler geliştirilmelidir.
Kıbrıs’taki Din İşleri Başkanlığı “Vakıflar ve Din İşleri Dairesi Yönetim Kurulu” nun vesayetinden kurtarılmalıdır.
Yaz kursları daha iyi organize edilmeli, farklı yaş gruplarına hitap edecek bir yelpazede genişletilmelidir. Bu kurslarda Kur’an öğretimine de yer verilmelidir.

Haberden de anlaşılacağı üzere Nizamettin Parlak, Kıbrıs’ın Kuzeyine öğretmen adıyla gönderilmiş ama adete ajan olarak çalışmış isimlerden sadece biri…Parlak makalesinin sonunda “bu yazı 2011 yılında tarafımızdan kaleme alınmış ancak her hangi bir yerde yayınlanmamıştır. Burada Kıbrıs’la ilgili olarak yer verilen bilgilerin bir kısmı 2010 yılında bir yıl süreyle görev yaptığımız Kıbrıs’taki müşahedelerimize dayanmaktadır.”diyor.
Şimdi Türkiye MEB K.K.T.C’ye 167 öğretmen daha göndermeye hazırlanıyor.Bu öğretmenlerin 32 tanesi ‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’ ile ‘İmam Hatip Lisesi ve Meslek Dersleri’ alanında olacak.

Nizamettin Parlak’ın makalesinin tamamını aşağıdaki linkten bulabilirsiniz
http://www.islamtarihi.info/2017/07/kbrs-meselesi-ve-kbrs-turklerinin.html?m=1

Reklam

Yorum Yap