“24 Haziran’da doğruların da kazanabildiği bir gün olduğunu ispatlayacağız”

Lefkoşa Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Mehmet Harmancı, Radyo Mayıs ve Mayıs TV’de Ali Kişmir’in hazırlayıp sunduğu “Soru-Yorum” programına katıldı ve önemli açıklamalarda bulundu.

 

İşte Harmancı’nın açıklamalarından öne çıkananlar;

 

“24 Haziran’da doğruların da kazanabildiği bir gün olduğunu ispatlayacağız”

Seçim kazanma uğruna istihdam yapılmadan da seçim kazanılabileceğini göstereceğiz. İhalelerde yolsuzluk yapılmadan da kazanılabileceğini, yine Ekonomiyi iyi yöneterek de seçiminin kazanılabileceğini ispatlayacağız. Kısacası 24 Haziran’da doğruların da kazanabildiği bir gün olduğunu ispatlayacağız. Biz bu süreçte fazla personel oldğu için yeni bölümler kurduk. Paylaşım mutfağında 5 personel. Kadın Sığınma Evinde 7 personel. Engelsiz birimimizde 13 kişi var. Çocuk hakları biriminde de aynı. Yeni istihdam yapmadan mevcut çalışanları yeni birimler kurarak atıl durumdan aktif duruma getirdik.

 “Çalışanlar huzur içerisinde çalışmak istiyorlar. Bunun ifade ediliş şekli de istikrardır”

Belediye Emekçileri Sendikası’nın yaptığı açıklamaları ben de yakından takip ediyorum. Buradaki vurgu huzurdur, iyi yönetim ve şeffaflık için bu söylemiştir. Şu anda sendika yönetiminde bulunan arkadaşlarımızın belki de hiçbiri geçtiğimiz dönemde bana oy vermemiştir. Ben bunu çok doğal olarak karşılıyorum ve normal buluyorum. Çünkü demokrasiye inanıyorum. Biz belediyemize demokrasiyi getirdik. Dün akşam çok güzel bir etkinlik düzenledik. Geçen seçim dönemi de aynı mekanı kullanmıştık. Bu defa daha kalabalık ve coşkulu bir ortam vardı. Bu etkinliğimiz LT çalışanlarından da katılan arkadaşlarımız oldu. Kendi özgür ve hür iradeleri ile bunu yaptılar. Biz hiçbir çalışanımızı düzenlediğimiz geceye gelmeleri için zorlamadık. Böyle bir şey bize yakışmaz. Dün bize destek açıklayan kesimlerin dışında da insanlar destek amaçlı gecemize katıldılar. UBP’liler de oradaydılar. Demek ki toplumun geneline bir güven vermişiz ki tüm kesimden insanlar bizim için oradaydılar. Biz şu anda toplumla, Lefkoşalıyla ittifak yapıyoruz. Hem de hiçbir ayırım yapmadan.

 

“Çok gurur duydum”

YKP ve Bağımsızlık Yolu ile aynı çatı altında meclis üyeliği ve CTP ile kurduğumuz seçim ittifakı bizler açısından çok değerlidir. Bu birliktelik önemlidir. Doğruluk, dürüstlük, şeffaflık, temeli üzerinden, hak ve özgürlüklerin önde olacağı konusunda bir anlaşmaya vardık. Ağır bir manifesto ile bir arada olmadığımız için boğulmuyoruz. YKP açısından baktığımızda Murat kanatlı ile farklılıklarımız olmasına rağmen beraberiz. Bağımsızlık Yolu ile bir süredir birlikte hareket ediyoruz. CTP’li meclis üyeleri ile 4 yıllık süreçte çok iyi çalıştığımızı düşünüyorum. Bireyler üzerinden kurumların yıpratılmasını ise doğru bulmuyorum. Bu kendi partim için de geçerlidir. Örgütsel kararlılık bu anlamda çok önemlidir. Sayın Başbakanımız Tufan Erhürman dün gece yaptığı konuşmada “50 kez bize bu soru soruldu, 50 kez de cevapladık. Şimdi 51 birinci kez söylüyorum ki ‘Şüphesiz Harmancı’yı destekliyoruz” dedi. Bu açıdan, bu birliktelik bakımından çok gururluyum. Her parti içerisinde iyi zihniyetli ve dürüst insanlarımız vardır. Bu yarış kötü yönetimle iyi yönetim arasındadır. Çakallara karşı bir savaştır. Mafyanın belediyeyi ele geçirdiği bir zihniyete karşı mücadeledir. Bizim yaptığımız tam da budur. İki zihniyet arasındaki bu yarışta taraf olmaktır.

 

“Makamlar kişiyi değiştirmemelidir”

Kendi özünüzden ve savunduğunuz fikirlerden vazgeçmelisiniz. Ben bakan iken gezi eylemlerine gittim. O insanların eylem haklarına sahip çıkılması gerektiğini düşündüm. Demokrasinin ve fikir özgürlüğünün elbette yanında olmamız gerekiyor. Madımak’taki gibi insanların yakılmasını mı savunmalıyız? Yaşanan olayları önlemek için olay yerine giden Sayın Cumhurbaşkanı’na yapılan tutum kabul edilebilir miydi? Elbette bizim 26 Ocak günü düzenlenen o yürüyüşte olmamız gerekiyordu. Bunu yapmadığımız takdirde kendimize sosyal demokrat ve sol değerlere inanan insanlar diyebilir miyiz?

 

“Surun içi de dışı da aynı değerde olmalıdır”

Vatandaş olmayan insanlarımızın da hizmet alma hakkını savunacağız. Surun içi ne ise surun dışı da o olmalıdır. Aynı değeri görmelidir. Bizim hayat anlayışımız ve ideolojimiz budur. Kendi kişiliğinizi ne kadar ön plana çıkarırsanız her daim halktan daha çok takdir görürsünüz.

 

“Kimse bize ders vermeye kalkmasın”

Özellikle Hasan bey geriye dönüp baktığında üzüleceği ve utanacağı açıklamalar yaptığını görecektir. Hasan bey beni arayıp tek bir kez üçlü programa katılacağını söyledi. Çok işi varmış. Üstelik kendi ayarladığı ve kendi istediği bir programa katılmamızı talep etti. Düşünsenize bunun için beni arayan bir insan çok hassas bir konu olan mülteci olayında aramadı. Ölü insanlar üzerinden siyaset yapılmaz. Bunu bilmelidirler. Mülteci hakları derneği ile bir 12 maddelik bir anlaşmamız var ve biz bu 12 talebin 11 tanesini yerine getirdik. O nedenle bu tür konularda kimse bize ders vermeye kalkmasın.

 

“155 milyon TL’lik kesin yatırım vaadi ile göreve geliyoruz”

En önemli vaadimiz budur. Bu miktarın 100 milyon TL’si  AB ile anlaşılmış, kalan 55 milyon TL’yi ise kendi öz kaynaklarımızdan Lefkoşalının hizmetine sunacağız. Beni en çok heyecanlandıran projelerimiz ise Kanlı derenin reha bilete edilmesi ile Mehmet Akif Caddesinin uğrayacağı harika dönüşümdür. Bir de Hamitköy için de çok muyluyum. Hamitköy’ün Hamit kent olabilmesi için gerekli bütçeyi yaratmak ve yatırım için hazır duruma getirmek beni çok mutlu etti.

 

“Bunlar komik şeyler”

Geçmişten bize borç bırakanlar bugün bize borcu yükselttik diye hesap sormaya çalışıyorlar. Bunlar komik şeyler. Rakamlarla toplumu kandırmaya çalışıyorlar. Sosyal sigorta ve ihtiyaç sandığı borçlarının dışında tüm borçları kapatmış bulunuyoruz. 1 ay sonra banka borcumuz da bitiyor. Ben bu borcu 6 ay ödeneksiz olarak almıştım. O dönemde “6 ay sonra ödemeye başladığında belediye batacak” diyorlardı. Bugün bu borç 1 Temmuz itibarı ile sona eriyor. Şu anda devletten aldığımız katkı payından kesilmeden çalışanların sosyal haklarını yatıran ender belediyelerden birisi de biziz. Biraz araştırsalar bunları öğrenecekler.

 

“KOP süreci başarılı oldu da bizim mi haberimiz yok?”

4 yıl boyunca UBP’li belediye meclis üyeleri ile çok iyi çalıştık. 4 yıl boyunca tüm üyeler bütçeye olumlu oy verdiler. O günlerde sorun olduğunu neden konuşmadılar. Bugün mü akıllarına geldi. TC’nin parası ile topluma vaat veriyorlar. O da garanti değil. Sertoğlu, “TC Yardım Heyetinden alacağımız para ile tiyatro binasını bitireceğiz, eğer bunu yapamazsam istifa ederim” diyor. Ortada bir proje falan yok. Yapılmış bir anlaşma da yok. Aynı sözü daha önce de vermişti ve “KOP süreci başarılı olmazsa istifa ederim” demişti. KOP süreci Başarılı mı oldu da bizim haberimiz yok? Ben Sertoğlu’nun istifa falan ettiğini duymadım!

 

“Kendilerine önerim garanti olarak almadıkları hibelerle topluma sözler vermesinler”

Sertoğlu, “Başkanın tenezzül etmediği yerden para alacağım diyor”. Yani TC Elçiliğini işaret ediyor. Değerli arkadaşımız hiç araştırma yapmadan konuşuyor. Biz bu süreçte Ecvet Yusuf Caddesi, Asma Altı Projesi, Açık Pazar, Marmara köprüsü, Cumhuriyet Parkı’nın ana su hattının değişimi, Hamitköy ve Haspolat mezarlıklarının yenilenmesi ve ufak tefe bazı projelerimizin gerçekleşmesi için TC kanadından hibe aldık. Üstelik “yaptık” dediğimiz her icraatın altına bu işe katkı koyan hangi kesimse onun adını yazan tek ekip biziz! Ayrıca bir tane yol süpürme aracı, ve kanalizasyon kombi aracını da bize hibe eden Türkiye Cumhuriyeti’dir. Tüm bu yardımları hiç çekinmeden TC heyetinden aldık. Süreç içerisinde 68 milyon TL’lik projelere başvurduk. Bize bunu verdiler ve biz de bunları yaptık. Daha fazlasını verseler daha fazlasını yapardık. Elbette onları da anlıyorum çünkü onların da kendilerine göre bir plan ve projeleri vardır. Su sürecindeki kırılmalara rağmen bu süreçte ne talimat aldım, ne de ekstra bir şeyler istedim. Sevgili arkadaşlara önerim garanti olarak almadıkları hibelerle vatandaşa söz vermesinler…